Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Vera: Hasta mısın sen?

Sinan: Hey maşallah! O nasıl girizgâh öyle? Evet ya, bu havaların değişip durması hasta etti beni.

Vera: Bu haftanın neredeyse tamamını ben de hasta geçirdim. Bak gel hiç lafı uzatmadan hepimize iyi gelecek, hastaları zıpkın gibi ayağa kaldıracak, akşamdan kalmaların midesini sakinleştirecek bir çorba yapalım, ne dersin?

Sinan: Allah derim! Ne diyeceğim? Normalde çorbalarla pek aram yoktur ha…

Vera: Aaa, öyle deme! Benim çorbayla acayip bir ilişkim var. Çorba içerken kendimi adeta bir şefkat denizinde yüzüyor hissederim. Çocukluktan kalma bir şey sanırım. Çok marazlı bir çocuktum, ne zaman hastalansam çorba, arkasından şefkat gelirdi. Zamanla çorbayla şefkat özdeşleşti galiba benim için.

Sinan: Bana da hastalığı çağrıştırır hep. Ancak çok soğuk havalarda falan aklıma gelir bir çorba içmek.

Vera: İyidir çorba iyidir. İçini ısıtır, bedenine kuvvet verir, onarır. Bak çok kolay ve çok lezzetli bir çorba yapalım seninle. Terbiyeli yuvarlakia çorbası! Tek zorlayabilecek şey o mini mini nohut büyüklüğünde köftelerin yapımı.

Sinan: Hah, sen “çok kolay” deyince anlamıştım zaten altından bir şey çıkacağını.

Vera: Yok yahu, gerçekten kolay. Azıcık el oyalıyor sadece.

Sinan: E iyi… Hadi ver bakalım tarifi.

Vera: Önce malzelemelerden başlayalım istersen.

terbiyeli yuvarlakiaMalzemeler:

300-400 gr kadar orta yağlı dana kıyma ( kuzu isteyen kuzu da kullanabilir)

1 adet büyük soğan

yarım su bardağı kırık pirinç

3 çorba kaşığı kıyılmış maydanoz

1 büyük patates

1 büyük havuç

1 büyük kereviz ( bu tamamen isteğe bağlı kullanmayabilirsiniz )

tuz karabiber kimyon

1 yumurtanın akı

2 kaşık tereyağı

terbiyesi için

1 limon suyu

1 yumurta sarısı

4 çorba kaşığı yoğurt

1 çorba kaşığı un

ayrıca yarım su bardağı un

Sinan: Hey maşallah! İçinde yok yok!

Vera: Evet ve hepsi de bedene şifa malzemeler. Şimdiii…  Kıymamızı yoğuracağımız kaba alacağız. Soğanı sakın rahmetli dedemin dediği gibi şip şak kötü kadın işi yapmayın!

Sinan: :)) Anneannem de aynı lafı kullanırdı rahmetli.

Vera: :))  Dedem çabuk ve kolay yapılan şeylere orospu işi derdi. Soğanı incecik, minik, küçük küçük doğrayın. Yumurta akını kıymaya ilave edin. Sarısını saklayın, sonra terbiyede kullanacağız. Maydanozu kıyın, pirinci güzelce yıkayıp tuzu kara biberi ve kimyonu da kıymaya ilave edip güzelce yoğurun. Burada biberi ve kimyonu ayarlamak size kalıyor. Ben birer çay kaşığı ilave ediyorum her ikisinden de. Şimdi bir tepsiye yarım su bardağı unu yayarak serpin. Elinizi ıslatıp hazırlamış olduğunuz kıyma harcından minicik minicik koparıp elinizle yuvarlayın. Makbulü minik minik nohut kadardır. Hatta nohuttan az küçük olmalı. Hazırladığınız bu minik köfteleri unlu tepside ara sıra karıştırarak güzelce una bulayın ki birbirlerine yapışmasınlar.

Köfteleriniz hazır olduktan sonra patatesi ve havucu soyup zar gibi küp küp doğrayın. Eğer kereviz kullanacaksanız kerevizi de aynı şekilde hazırlamalısınız ama mutlaka limonla ovun ki kararmasın . Tüm malzemeler hazır olunca tereyağınızı eritin ve  7 bardak kadar su ilave edip  kaynatın. Hazırda kemik suyunuz varsa bunu kullanın, mükemmel olur ama yoksa sade sudan devam edeceğiz. Kaynayan suya önce sebzeleri, sonra yavaş yavaş köfteleri atın. Piştiğini anlamak için köftenin içindeki pirinçlerin yumuşaması sizin rehberiniz olacak. Çorbanız pişti ise terbiyesini hazırlayacağız.

Terbiye için önce yumurtanın sarısını güzelce çırpıyoruz. Sonra limonu ilave edip çırpmaya devam ediyoruz. Ardından yoğurt ve sonra unu da ilave edip pürüzsüz bir hale gelene kadar çırpıyoruz. Tabii direk bunu çorbaya dökemeyeceğimiz için terbiyeyi ılık hale getirmemiz gerekiyor. Bunun için de çorbadan bir kepçe alıp, yavaş yavaş önce terbiyeye ilave edip, terbiyeyi ılıklaştıracağız sonra tencereye ilave edip bir taşım daha kaynattıktan sonra misss gibi çorbamız hazır. Afiyet olsun.