Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Yahudiliğin dini bir kimlik mi, etnik/ ırksal bir kimlik mi ya da milli bir bir kimlik mi olduğu tartışması hep yapılageldi. Şalom’un içeriğinde dinin “de” yer alıyor olmasını, dinin gazete içeriğinde baskın biçimde hissedilmemesini nasıl yorumlamamız gerekiyor? Türkiye Yahudileri için din, “diğer konular içerisinde bir konu” mu sadece? Gündelik hayatı domine edici bir ağırlığa sahip değil mi?

Virna BanasteyVirna Banastey: Elbette bütün toplumu genelleyen bir yorum yapmamı beklemiyorsunuz değil mi? Kendi adıma yanıtlayabilirim bunu. Ben bir Türk Yahudisiyim. Türk kimliğim, Yahudi kimliğimden önce geliyor. Etrafımda bir çok kişinin de böyle olduğunu gözlemliyorum. “Nesin?” diye sorulduğunda ilk söylediğim, çoğunluğun da ilk söylediği şey “Türk’üm/ Türk’üz!”… Gazetenin amacı, Türkiye Yahudileri içerisinde her kesimden insanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek, dengeli bir yayın yapmak.

Sinan: Giderek küçülen bir topluluk Türkiye Yahudileri… 20 bin kişi var diye biliyorum ama?

Virna Banastey: Maalesef, 18 bin bile değil artık…

Sinan: Nüfusun azalması, Ladino dilinin kaybolmaya başlaması, karma evliliklere daha sık rastlanması, gençlerde Yahudi isimleri yerine Müslüman isimleri verilmeye başlanması… Bunlar toplumda asimile olunduğu hissi yaratmıyor mu?

Virna Banastey: Bence öyle bir endişe yok. Nüfusun azalmasını asimilasyona bağlayamayız. Toplumsal bir gerçek var ki eskisi kadar çocuk yapılmıyor artık. Doğum oranı ile ölüm oranı arasında bir denge yok. Buna bir de yurt dışına göçlerden kaynaklanan kayıpları eklemelisiniz. Dolayısıyla endişe verici olan, sayının azalması bence… Sayının azalmasının en önemli nedeni nüfusun yaşlanması... Cemaat yönetimi, yaşlanan bir cemaat olmanın ileride getireceği maddi manevi ağırlıkla mücadele edebilmek üzere planlamalar ve çalışmalar yürütüyor. Asimilasyon sorunuza dönersek, Yahudiler her yerde azınlıktadır zaten, dolayısıyla asimilasyon tehlikesi her zaman, her yerde söz konusu olabilir. Ama Türk Yahudi toplumunun öncelikli endişeleri arasında asimilasyon var mı diye sorarsanız, bence yok.

Sinan: Her ne kadar 500 yıllık bir geçmişten bahsediliyorsa da biliyoruz ki bu coğrafyada çok daha eskilere dayanan, kadim halklardan biri Yahudiler. Buna rağmen hâlâ yabancı gibi algılanmaları, yabancı gibi değerlendirilmeleri nasıl bir duygu yaratıyor sizde? Çoğu topluluktan daha köklü bir geçmişi var Yahudi toplumunun bu coğrafyada?

Virna Banastey: E kötü bir his bu tabii… Ama ben bunun büyük ölçüde eğitim sisteminden kaynaklandığını düşünüyorum. Türkiye’de eğitim materyalleri ne yazık ki azınlıklara yer veren bir içeriğe sahip değil. Din dersi kitaplarına bakıyorum mesela. Lise kitabında Yahudilik sadece 3 sayfada anlatılmış. Keza tarih kitaplarında, Holocoust sadece 2 sayfa anlatılıp geçilmiş. O da tabii öğrencinin olayın vehametini, büyüklüğünü anlayabilecek yeterlilikte değil. Dolayısıyla sorun eğitim kaynaklı biraz da…

Sinan: Bu durum aynı zamanda bir devlet politikası anlamına gelmiyor mu?

Virna Banastey: Evet.

Sinan: Çok katmanlı bir sorun bu. Devletin politikası bu yönde… Toplumdaki karşılığı biraz eğitimden, biraz da muhafazakâr bir toplum olma nedeniyle İslam dini kaynaklı.

Virna Banastey: Biraz da konjonktürle alakalı bir mesele bu, biliyorsunuz…

Sinan: Evet geleceğim o konuya da…