Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Gemi Adamları Hak Arayışında...

2016-10-02 02:25:40

Şehir Hatları iskelelerinden birinde karşınıza çıkabilirler. Portatif bir masanın etrafına toplanıp, bağıra çağıra “gemi adamlarının yıpranma payı hakkı iade edilsin” diyerek imza istiyorlar. Türkiye Denizciler Sendikası üyesi bir grup gemi adamı, Kadıköy’de Karaköy İskelesi önünde bu kez. Soğuk havaya, yanlarından hızla gelip geçen insanların kayıtsızlığına rağmen sabırla aynı cümleleri tekrarlıyorlar: "Gemi adamlarının sesine kulak ver! Yıpranma payı hakkımızı istiyoruz!..."
Durup imzamızı verdikten sonra açıyoruz ses kayıt cihazını, 20 yıllık gemi adamı Sezgin Yurdakul’a uzatıyoruz:
Röportaj ve Fotoğraf: Sinan Dirlik

Sinan: Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz bu soğukta böyle?
Sezgin Yurdakul: Hak arıyoruz. 
Sinan: Nedir bu “yıpranma payı hakkı” meselesi?
Sezgin Yurdakul: 2008 yılına kadar geçerli olan bir hakkımız vardı bizim: Yıpranma payı hakkı. Deniz iş kolu ağır bir iş koludur. Böyle ağır çalışma gerektiren 18 iş kolunda kazanılmış bir hak olan “yıpranma payı hakkı” 2008’de yapılan sözde sosyal güvenlik reformu ile geri alındı. 
Sinan: Ne sağlıyordu bu hak?
Sezgin Yurdakul: Şöyle… Ağır bir iş kolu olduğu için düzenli prim ödediğinizde, yılda 3 ay fazla prim ödemiş kabul ediliyordunuz eskiden. Yani 12 ay sigorta primi ödediğinde, 15 ay ödemiş sayılıyordun bu yıpranma payı ile. Bu da 20 sene çalıştığında, 25 sene çalışmış sayıldığın anlamına geliyordu. Yani 5 yıl erken emekli olma imkanı veriyordu yasa. E şimdi kazanılmış bir hakkı geri aldılar. Peki buna karşılık bizim çalışma koşullarımızda bir değişiklik oldu mu? Yooo! Ne değişti de sen bu yıpranma payı hakkımızı geri alıyorsun? Çalışma koşullarımızda ne gibi iyileştirmeler yapıldı da yıpranma payına gerek kalmadığı düşünüldü?
Sinan: Bana mı soruyorsun bunu?
Sezgin Yurdakul: Yok yahu! İşverene, devlete soruyorum.
Sinan: Biraz geç kalmadınız mı peki sormak için? 2008 den bu yana?
Sezgin Yurdakul: 2008 den bu yana bu hakkın peşindeyiz zaten. Bazı iş kollarında kazanım sağlandı. Mesela basında. Sarı basın kartı sahibi basın mensuplarının da yıpranma payı hakkı vardı geçmişte ve 1 Ekim 2008 de işte o sosyal güvenlik reformuyla geri alınmıştı. Sonra yanlıştan dönülerek, haklı olarak basın mensuplarına bu hak iade edildi. Bizim iş kolumuzda da aynı şeyin olmasını istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz.
Sinan: Peki hangi gerekçeyle geri alındı bu hak?
Sezgin Yurdakul: Gerekçeye gerek yok ki. Türkiye’de genel olarak çalışma yaşamı geriye gitti zaten. Sadece bize özgü bir olay da değil bu. Türkiye’de çalışma koşulları çok kötü. İnsanların yaptığı işe göre aldıkları ücret çok az. Biz de o mağdurlar arasındayız. 
Sinan: Kaç gemi adamı var sektörde?
Sezgin Yurdakul: 200 bin kişi çalışıyor bu sektörde. Liman cüzdanı olan 200 bin kişi var. Zaten liman cüzdanın yoksa çalışamıyorsun.
Sinan: Sendikalaşma durumu nasıl peki gemi adamları arasında?
Sezgin Yurdakul: Çok az. Mesela bizim sendikada 5.500 üyemiz var. Bizim haricimizde Liman-İş ve Dok- İş sendikalarının da 5’er bin üyesi var. De ki 15 bin, hadi 20 bin olsun. Yani yüzde 10 bile değil sendikalılık oranı. 
Sinan: Neden bu kadar az?
Sezgin Yurdakul: Hangi sektörde çok ki? Sendikalı adamı istemiyor işveren. 
Sinan: Ama bu kadar ağır bir iş kolunda sendikasız çalışmak çok büyük sıkıntılara yol açmıyor mu?
Sezgin Yurdakul: Açmaz mı? Bak, bizim iş kolu gerçekten, öyle böyle değil, çok ağır, çok meşakkatli bir iş koludur.  Deniz iş kolu, uzaktan belki hoş gelir ama işin aslı öyle değil. 24 saat boyunca gemideyiz. Gemideki statik elektriği 24 saat boyunca vücudumuza çekiyoruz. Adeta üzerimize şarj ediyoruz. Düşün bak, bir metal parçası bile gemi üzerinde 3-4 sene içerisinde çürür, paslanır, kullanılamaz hale gelir. Biz 20 sene, 25 sene gemilerde, günün 24 saati çalışırız. Çok zordur gemide çalışmak. Adam gemiyle çıkıyor uzun yola, yurt dışına. 3 ay, 4 ay sürekli gemide. Evine dönemiyor, çoluğunu çocuğunu göremiyor. Çoluğu çocuğu hastalanır göremez, uzaktadır. Bazen çocuğunun doğumunu da göremez, düğününü de göremez. Gelir uzun yoldan… 3 ay, 4 ay çalışmış… sonra 3 ay, 4 ay iş bulamaz. Yani yılın 6 ayı kazandığını, kalan 6 ayda yer. Birikim yapamaz. 
Sinan: Çalışmadığı dönemde sigortası işliyor mu?
Sezgin Yurdakul: Yok yahu! Nerede?! Çalışmadığın dönemde sigortan da yatmaz. Daha da kötüsü var…
Sinan: Daha kötüsü ne ki bunun?
Sezgin Yurdakul: Var var daha kötüsü de var. Ne zaman emekli olacaksın? İşte işe başladığın tarihe göre 60, 65 yaşında… Ama işveren, armatör, 50 yaşından sonra çalıştırmak istemiyor adamı. Performansı düştüğü için, verimli bulmadığı için. Peki ne yapacaksın 50 yaşından itibaren iş bulamayınca? 60-65 yaşına kadar sigortanı nasıl ödeyeceksin? Hayatını nasıl idame ettireceksin de emekli olup maaşa bağlanacaksın? Çok sıkıntımız var bizim. 
Sinan: Emekli olana kadar iş güvenceniz de yok yani?
Sezgin Yurdakul: Yok tabii! Devlet memuru değilsin ki işe girdin, emekli olana kadar çalışacaksın… 50 yaşına geldin mi işin bitmiş gözüyle bakıyor iş veren! Birikimin de yok. Sürekli iş bulacağının garantisi de yok! O yüzden bu yıpranma payı hakkı çok önemli bizim için. Hiç değilse 5 yıl önce emekli olma fırsatı veren bir hak. Gemi adamı için o 5 yıl hayati önemde… 
Sinan: Kolay gelsin o zaman. Umarım başarıya ulaşırsınız ve bu kazanılmış hakkınızı alırsınız en kısa sürede.
Sezgin Yurdakul: Dur dur! İmza verdin mi sen? 
Sinan: Verdim ya?
Sezgin Yurdakul: Hah sağol. Bak yaz ama mutlaka. İskelelerde bize rastlarlarsa öyle geçip gitmesinler yanımızdan. Bir imza versinler. Çok önemli bu.

İLGİSİZ KALMA 
Denizcilerin Yıpranma Hakları Geri Verilsin/ İmza Kampanyası Change Org

OKU:
Bakan Çelik: Denizci Yıpranmaz!

BİLGİLEN:
Yıpranma Payı Nedir?