Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Esra ÖzakçaMİA: Gerçekten haklı olduğunu bilerek, kendi öz hakkı için direnirken insana başka türlü bir güç geliyor mu? Acaba hepinizin yüzlerinizdeki bu müthiş gülüşlerin kaynağı o direnmenin gücü müdür?

ESRA ÖZAKÇA: - Gülümseyerek- Bilmem ki, öyledir herhalde? Ben politik bir insandım ama direnişe, gözaltına alışık bir insan değildim, daha önce gözaltı veya direniş geçmişim yok... Eşim açlık grevine başladıktan sonra herşeye alıştım.

MİA: İkisi de gözaltına alındıktan sonra başladılar açlık grevine diye anımsıyorum?

ESRA ÖZAKÇA: Zaten “açlık grevine başlayacağız” dedikleri için gözaltına alındılar ve açlık grevindeler diye de tutuklandılar. O sırada onlar çıkana kadar ben de açlık grevindeyim diye eyleme başladım ve ilk gözaltımı da öyle yaşadım. Arkadaşların eylemleri size zaten bir güç veriyor ama hani diyorlar ya cesaret bulaşıcıdır, gerçekten öyle. Şunu hiç unutmuyorum, YÖK önüne gitmiştik, Nuriye Hoca için 5000 imza toplanmış, o imzaları teslim edecek. Öyle basın açıklaması filan yok, girecek içeriye verecek İmzaları ve Çıkacak. Başka bir durum yok. Nuriye Hoca var, kardeşi, Semih ve ben gittik, maksat yalnız olmasın. Ama Twitter’a bir gün önceden yazmış, YÖK’e imzaları teslim edeceğim diye.. Bir gittik ki, aman allahım, polis kaynıyor... Taksiden indik, fotograflarımızı çekiyorlar, video çekiliyor, inanılmaz bir hava! “Giremezsiniz” dediler Nuriye Hoca’ya “biz kurumla konuştuk.” “Kimsiniz siz de kurum adına konuşuyorsunuz?” dedi Nuriye Hoca, “ben çalıştığım kuruma imzaları teslim edeceğim.” Bu gerçekten beni çok etkileyen bir olaydı, o içeriye girdi, hepsi de baktı kaldı öyle. Biraz dirayetsiz olsanız, sizi sokmayacak içeriye. Aslında kendileri de inanmıyorlar, çünkü yaptıkları şeyin bir dayanağı yok. “Sizinle geliriz” dediler, “hayır gelemezsiniz, ben girer veririm” dedi Nuriye Hoca. Öyle baktılar, çıkana kadar da beklediler.

Böyle böyle olaylar birikiyor, etkileniyorsunuz ve direniş gücünüz artıyor. Geçenlerde bir İsveç kanalından geldiler, “polislerden korkuyor musunuz?” diye sordular bana. Veli abi’nin sözü var ya, “önceden polis görünce heyecanlanırdım” diyor, artık polisin gözaltına alması bizim için o kadar basit ve rutin bir şey haline geldi ki, hiç korkutucu değil.

MİA: Acun Karadağ hocayı izlemiştim polis saldırısı videosunda, böyle yaka paça kaldırıp götürüyorlar, uzağa değil de anıttan bir kaç metre öteye, taşıyorlar onu, sonra da yere bırakıyorlar. Elinde sımsıkı tuttuğu pankartı, onlar karga tulumba götürürlerken hala bağırıyor “işimi istiyorum, bu sokak bizim” diye. Sonra yere bırakıyorlar sanki böyle çuval bırakır gibi ve Acun hocam yere bırakılınca aynen bağırmaya devam ediyor “işimi istiyorum”. Sormak isterim, bu nasıl bir güçtür, herhalde ancak yaşayan bilir?

ESRA ÖZAKÇA: Acun hocam da söylemişti, ben de tekrarlamak isterim. Biz çok özel bir şey yapmıyoruz, hiçbirimiz öyle özel insanlar da değiliz. Milyonlarca insandan birileriyiz, özel bir yeteneğimiz yok, özel bir durumumuz yok, sadece haklılığımıza olan inancımız var.

MİA: Yine de 110 bin KHK mağdurundan sadece 5-6 kişinin çıkıp direnmesi farkınızı gösteriyor ama?

ESRA ÖZAKÇA: Bu birşeye inanmakla ilgili bence, haklılığa ve meşruluğa olan inanç. Bu süreçte insanlarda inanç bırakmadılar. KHK ile atılan insan bile “acaba benim gerçekten birşeyim mi var da attılar?” diye düşünebiliyor. İnsanlar kendi kendine sendikalı bir faaliyetin, basın açıklamasının, basit bir haklı eylemin bile suç olduğuna inanmaya başladı. Bizde o yok işte, eylemle beraber kırdık. Biz bu eylemle KHK ile atılanların suçlu terörist insanlar olmadığını her gün direnerek, bağıra çağıra anlatarak aslında o yanlış inancı da kırdık. İşte iktidarın da en çok rahatsız olduğu durum bu bence. KHK saldırısı böylece boşa çıkarıldı, meşruiyetini kaybetti.

MİA: Onbinlerce KHK mağduru varken, direniş çok uzun bir süre görmezden gelinirken, zaten Başbakan Binali Yıldırım’ın ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ilk kez “OHALden sonra çıkarılan KHKlarda bir takım hatalar yapılmış olabilir” demeleri, direnişin Türkiye geneline yayılması ve çok duyulmasından sonra oldu. Hatta belki de başka KHKlar çıkarılmasını da engelledi direniş, çünkü başka üniversite isimleri konuşuluyor, yeni KHKlar bekleniyordu.

ESRA ÖZAKÇA: Tabii, listeler hazır deniyordu ama biz eylemle, direnerek korkuttuk bence, önü kesildi KHKların...