Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

MİA: Çocukluğundan beri böyle farklı bir tarafı var demek ki, hep topluma dair düşünceler, yardımlar, geleceğe kalabilecek işler. Meslek seçimi bile öyle…

EMEL KORKMAZ:  Öyleydi, çok küçük yaşından itibaren doğa, hayvanlar, tek bir ağaca, tek bir çiçeğe, her canlıya, her şeye önem veren bir çocuktu. Bahçedeki çiçekleri koparmamıza izin vermezdi, “çiçek dalında güzel” derdi. Öyle bir çocuktu işte ama, onu çok genç yaşta dalından kopardılar, bizden aldılar. (Gözleri doluyor, bir süre ara veriyoruz. Sonra aniden gülümseyerek anlatmaya devam ediyor.)

Çok gezerdi, çok yere gitti gezdi, ben bu yaşımda onun gezdiği yerlerin çoğunu görmemişimdir. Biz onu hiç kısıtlamadık. İki kez yurtdışına gitti, ülke içinde çok yeri gezdi, Anıtkabir’i dört kez ziyaret etmiştir, düşün ben Ali İsmail’den sonra onun vesilesiyle gittim.

Çok mütevazı bir çocuktu Ali İsmail, bak meslek üniversite seçerken de öyleydi. Aslında mütercim tercümanlık istiyordu, yabancı dillere ilgisi büyüktü. Dershaneye gittiğinde de sınavlarda denemelerde hep birinci oluyordu, hatta hiç unutmuyorum abisi gider sonuçlarına bakardı, hep birinci. Gürkan gelip söylediğinde hiç aldırış etmez, övünmezdi, “ne olmuş yani birinci olduysam…” derdi. Sonra sınavda sanırım tam istediği puan olmadı, İngilizce öğretmenliği kazandığı zaman istersen yeniden gir sınava dedik ama o hayır dedi. İlk girdiği günden itibaren de okulu ve mesleğini çok sevdi, ben istesem başka okula geçerim ama gerek yok dedi, hiç öyle gözü yükseklerde bir çocuk değildi ama yapmak istediği şeyler hep iyilik üzerineydi.

emel korkmazMİA: Vakfın eğitim bursları haricindeki çalışmalarını biraz özetler misin Gürkan?

GÜRKAN KORKMAZ: Burslar haricindeki en önemli projemiz Genç Bank projesi. 15-25 yaş arası gençlerden oluşan bir ekip, Antakya’da çağrıya çıkıyorlar, gençlerden proje toparlıyorlar ve değerlendirip bize başvuruyorlar. Biz de maddi manevi destek oluyoruz. Yani projeyi yapan da, seçen de uygulayan da gençler. Düş Elçileri projemiz var, vakıfta görevli çalışan bir elemanımız vasıtasıyla gelen gençler bireysel proje üretiyorlar. Vakıf yönetimi aslında kendi başına bir şey yapmıyor ama yapan, üreten gençleri destekliyor. Böylece gençler kendileri çalışıyor, tıpkı Ali İsmail’in kurduğu grup gibi. Vakıf merkezimiz var, 3 katlı, 10bin kitaplı kütüphanemizi içine kurduk. Avlusu, terası, toplantı odasıyla gençlerin zaman geçirebileceği bir yer oldu. Her şey ücretsiz. Müzik grupları, tiyatro toplulukları gelip çalışıyor. Çok da merkezi bir yerde, gençler için uğrak noktası oldu. Ali İsmail’in doğum gününde anma etkinliğinde kültür sanat ödülü veriyoruz, her yıl bir sanat dalına yarışma açıyoruz. Bir de Eskişehir’de emek ve demokrasi güçleriyle ortaklaşa düzenlediğimiz Ali İsmail Yaşam Ödülleri var. Bunların dışında bu yıl 75 takımın katıldığı Futbol Turnuvamızı gerçekleştirdik.

MİA: Burs olanağının da detaylarını verir misin?

GÜRKAN KORKMAZ: 52 öğrenciye burs veriyoruz, 12 lise 40 üniversite öğrencisine, aylık ödemeler yapılıyor. Kız öğrencilere pozitif ayrımcılık yapıyoruz, bilinçli bir tercih bu, üniversite öğrencilerinde 31 kız, 9 erkek, lise öğrencilerinde 10 kız 2 erkek öğrenciye burs sağlıyoruz. 40 öğrenciyle yola çıktık, mülakatlara kadar gelen “ben de öğrenci okutmak istiyorum” diyen “Ağaç Bursu” tabir ettiğimiz desteklerle de bu yıl 52 öğrenciye çıkardık. Maratonla beraber bu sayıyı arttıracağız.

MİA: Bunların dışında, bazı yaratıcı işler de var: Doğum günü hediyesi gibi.

GÜRKAN KORKMAZ: Biz geleneksel vakıf çalışmalarından bir miktar farklı ilerleyelim istedik. Defter, kalem, tişört gibi ürünlerin yanında, yılbaşı hediyesi organizasyonu, doğum günü sertifikası da böyle bir örnek. Diyelim ki senin doğum günün, duyuru yapıyorsun, arkadaşların sana hediye almak yerine, vakfa bağış yapıyorlar, biz de sana sertifika gönderiyoruz.