Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

emel korkmaz

MİA: Vakfın ilk kurulduğu zamandan başlayarak, kamuoyunun insanların samimi sahiplenmesinden kaynaklanan ciddi bir bilinirliği var, nitekim maraton kampanyasında da bunu hep beraber yaşıyoruz. Ali İsmail’in trajik öldürülme biçiminin de mutlaka aklımızda yer etmesinde payı vardır ama, sanki Ali İsmail’in kişiliğinin, “iyi insan olma” vasfının da insanlar üzerinde etkisi oldu. Bu bilinirliği ve samimi yaklaşımı neye bağlıyorsunuz?

GÜRKAN KORKMAZ: Galiba şöyle bir fark var; burada acıyı umuda dönüştürme çabası var. Bu insanların dikkatini çekiyor. Maraton için yazdığım yazıda da vardı, bu kadına iyi bakın, acısını umuda dönüştürüyor. Emel Korkmaz oturup ağlamak yerine gençler için koşuyor. Ölüm yıldönümünde mezarı başında anma yapmayız, halaylarla türkülerle hep birlikte anarız. Emel Korkmaz’ın acısı baki zaten, bu kadının yüreği her zaman yanıyor ama insanlar artık acı istemiyor, umut istiyor. Ali İsmail’den sonra binlerce canımız öldü, aydınlığımız karardı. Niye başkaları yapmıyor demek istemiyorum ama insanlar Ali İsmail’de umudu gördü, kendi yaptıkları da dahil. Bir de tabii öldürülme biçimi ve görüntüler var, bu çok gerçek bir mağduriyet. Ali İsmail defalarca mağdur oldu, doktorundan savcısına bilirkişisine mağdur ettiler Ali’yi. Görüntüler silindi, esnaf işin içindeydi, Adalet Bakanlığı dosyayı kaçırdı. Biz hiç ajite etmedik, hiç mağdur göstermedik kendimizi ama olaylar böyle gelişti ve insanlar da gördü bu mağduriyeti. Bir de vakıf ile ilgili verilen sözler hiç lafta kalmadı, hep gerçekleştirdik. Kütüphaneden gençlere desteğe kadar hepsini yaptık. Bütün söylemlerimiz gerçekleşti, her şey çok şeffaf bizde.

MİA: Maraton koşusuna gelelim. Merak ediyorum, anneyi nasıl koşmaya ikna ettin Gürkan?

GÜRKAN KORKMAZ: Anne koşacağız dedim, tamam dedi. – gülüşmeler-

Adım Adım organizasyonuna girmek kolay değil, Türkiye’de 40 bin vakıf var, Adım Adım kapsamında 29 vakıfız. Biz son katılanlardan biriyiz, prosedürü zor bir mecra, ince eleyip sık dokuyorlar, epey uğraştık. 23 Eylül’de Ekim başında Adım Adım’a kabul edildiğimizi öğrendiğim gün, eve gittim, anne dedim tişörtünü giy, koşacağız. Böylece annemin ilk duyuru videosunu paylaştık. İnanılmaz yoğun bir ilgiyle karşılaştık.

MİA: Dur bir dakika, Emel annem anlatsın…

EMEL KORKMAZ: Gürkan geldi, maraton koşusu var, sen de katılır mısın diye sordu. Düşündüm, üç senedir spor yapmamışım, her şeyi bırakmışım. Ama yaparım dedim. Oğlumun  adı için, başka gençler okusun diye… Tabii o zaman bu kadar geniş kitleye, bu kadar çok insana ulaşacağını bilmiyordum. Sonra video hazırlayacağız dedi, koşarken konuştum, sonra o kadar çok paylaşıldı ki çok şaşırdım, keşke daha başka şeyler söyleseydim dedim.

MİA: O video o kadar çok paylaşıldı ki, paylaşım rekoruyla bile haber oldu! Buradaki fark, senin o videodaki samimiyetin bence, insanları bu doğallık etkiledi. Kendi adıma örnek vermek gerekirse, Gezi’den beri beraber olduğumuz arkadaşlarımla ilk duyduğumuzda, “Madem Emel anne koşacak, yalnız koşmasın” dedik ve öyle katıldık.

EMEL KORKMAZ: Ben hala şaşırıyorum bu kadar insanın katılmasına, bunca desteğe. Siz hepiniz benim gücüme güç kattınız. Sevdiğinin ölümüyle gurur duyar mı insan? Bu ilgi, bu destek sayesinde güç buluyorum, oğlumun ölümüne rağmen onunla gurur duyacak hale getirdiniz beni.