Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Vartanderunian: Çocuk İstismarı Politiktir!

2016-10-02 04:34:17

Tatyos BeyTatyos Bey'in bu haftaki konuğu Twitter'ın sevilen hesaplarından Vartanderunian... Karaman'da yaşanan dehşet verici çocuk istismarı skandalı üzerine çok ciddi bir sohbet yaptılar. Bu kez "keyifli okumalar" diyemiyoruz. Ama okumanızı ve okutmanızı özellikle istiyoruz...

Tatyos Bey: Öncelikle çocuklara cinsel istismarın tanımı nedir? 
Vartanderunian: Fiziksel, entelektüel veya duygusal olarak, yani gelişimsel olarak tam olgunlaşmamış çocuk ya da ergenin, anlamını tam olarak kavrayamadığı cinsel etkinliklere katılması ya da buna zorlanmasıdır. Yani, çocuğun bir yetişkin tarafından, cinsel uyarı ve doyum için kullanılması ve her türlü teşhircilik gibi çok geniş yelpazedeki tüm davranışları kapsamaktadır. 
Tatyos Bey: Ağırlıklı olarak erkek çocuklarının istismarı üzerine konuşmak istemenizin nedeni nedir?
Vartanderunian: Öncelikle iş tacize gelince tacizci için erkek veya kadın, çocuk veya yetişkin ayrımı yoktur. Cinsel saldırının sadece kadınların sorunu olmadığını özellikle Karaman’da 45 oğlan çocuğunun Ensar Vakfı evlerinde tacize uğraması sonrası iyice idrak ettik. Bir başka erkek tarafından tacize, tecavüze uğrayan erkek sayısı o kadar çok ki... Şiddetin, tacizin ve tecavüzün cinsiyeti yoktur. Erkeklerin bastırılan ve susturulan, kendi zihinlerinde ‘’kötü’’ dedikleri deneyimlerini, hikayelerini, mağduriyetlerini göremeyebiliyoruz. Tek bir erkekliğe kızarken, erkeklerin de yine erkekler tarafından tacize ve tecavüze uğrayabildiğini, şiddet görebileceğini unutuyoruz. Bu tek tip algıya dayalı kadın ve erkekliğin çeşitlenebilir olduğunu, mağduriyetler taşıdığını ve mağdur edici olabildiğini göremeyebiliyoruz. Aynı zamanda bu durum, toplumsal cinsiyet mevhumuyla debelenirken aslında erkekliğe dair gözümüzü, kulağımızı ve aklımızı ne kadar kapattığımızı da gösteriyor. Sosyal medyada bu konuda yazmaya başladıktan sonra dehşete kapıldım. Abartısız; günde 3-4 erkek yaşadığı dehşeti anlatmak için bana mail attı. Hiç kimseye anlatamadığımız acılarımızı tanımadığımız birine anlatmanın ne olduğunu hepimiz az çok biliriz. Az da olsa huzur bulayım, içimde tutmayayım. Bu süreçte şunu anladım; ‘’ taciz etti’’ demek yeterli değil. Taciz edilmek ‘’evet taciz etti’’ diyerek atlatılacak bir travma değil. Tacizin/tecavüzün normalleştirildiği toplumumuzda tacizi anlatmayı, ifşa etmeyi görev bilmekle başlayacak mücadelemiz. 
Tatyos Bey: "Taciz etti demek yeterli değil" dediniz açar mısınız?
Vartanderunian: Evet. Ben yıllarca ‘’taciz edildim’’ diyenleri duydum, okudum ama bunların hiçbiri kendi yaşadığım travmayı ailem dışında birilerine anlatmam için tetiklemedi beni. Aldığım mailler sayesinde insanlar yaşadığı travmayı ayrıntılarıyla anlattıkça cesaretlendim ve bende yüzleştim yaşadıklarımla. Bakın yavaş yavaş başlıyor her şey. Çocuğun bacağına ufak dokunmalarla, cinsel organlarına dokunmayla, kendi cinsel organlarını göstermeyle, pornografik içerikli film, video veya fotoğraf göstermeyle... Tecavüz penisin vajina veya anüse girmesinden ibaret değildir. ‘’Elini pantolunumun içine soktu’’ ifadesi bile beni taciz etti ifadesinden daha güçlü yapar mağduru. Ben tacize uğradığımda 7 yaşındaydım. Öğretmenim bir kaç defa kucağına oturttu beni. Arada oturduğum yerde sertlik hissederdim ama anlam verememiştim. Birgün penisine dokunmamı istedi başka bir gün elimi pantolonunun içine soktu. Yapmak istemediğimi söylediğimde ‘’o zaman ben de artık seni sevmem’’ demişti. Fizksel bir istismarla beraber manevi bir istismar da söz konusu. Aile bireyleri tarafından cinsel şiddete mağruz kalanların da yaşadığı şey budur. İfşa edersem ailem dağılır ya da ‘’ben seni artık sevmem’’ tehdidi.. Bu durum yaşadığım olayı aileme anlatmam ve davanın başlamasıyla son buldu. Ailem olayın hep takipçisi oldu. Ben çok çabuk iyileştim çünkü ailem susmadı. Bana yapılanın saf kötülük olduğunu farkettiğimden beri düşündüğüm şey yaşadıklarım değil ailemin tavrı oldu. Ailem olayın üstünü kapatmayı seçseydi ben tacizciyi affeder ailemi asla affetmezdim heralde..
Tatyos Bey: Bu kadar yaygınken neden bu kadar az dava ve suçlama var? 
Vartanderunian: 7 yaşındayken sana kötü bir şey mi yapıyor yoksa normal mi bilemiyorsun. Onlar daha çocuk. Kötülüğün farkına varanlar da ya utanç duyuyor ya da suçluluk. Üstelik bu çocukların çoğu aileleriyle konuşamıyor. Mağdurların çoğu yaşananların kabul edilmesine bile razı değil. Çoğu aile de öğrendiği halde bu durumun duyulmasını istemiyor. Karaman’daki olayda da göreceğimiz gibi aileler sessiz. Bazısı için inançları çocuklarından daha değerli bazısı da hayatlarını değiştirmek istemiyor. Üzülerek söylüyorum, Türkiye’de din çok güçlü bir oluşum ve ‘insan istismarı’ istatistiklerin çok üzerinde. Bir avukat olarak söylüyorum; bu konuda açılan davaların çoğu ailenin cebine biraz para konduğunda sonlanıyor. 2014’te çocukların cinsel bütünlüğüne karşı açılan davaların %40’ında mahkumiyet kararı çıkmamış. Dava süreçlerinde yıpranan çocukların dramı başka bir araştırma konusu. Kendi siyasi geleceğini çocukların hayatlarından değerli görmeyen hükümet ve siyasilerin yapabilecekleri sıralanır ancak halihazırdaki politikalarıyla hükümetin neler yapması gerektini konuşmak oldukça abes olur. Bizler daha çok ‘’dayanışma’’ demek durumundayız. Kişilere değil kurumlara, topluluklara odaklanmalıyız ve aynı şekilde eleştrilerimiz devrimci kökenli olmak zorundadır. 
Tatyos Bey: Bahsettiğiniz Karaman olayında hükümetten Ensar Vakfı’na destek açıklamaları gelmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Vartanderunian: Suç üstü yakalasan bile tecavüzcünün bağlı olduğu kurum, din, topluluk  tecavüzcüyü çürük elma gibi görmemizi istiyor ve asla sorumluluk almıyorlar. Pedofiliye müsamaha gösteren hatta onu koruyan bir gizlilik olgusu söz konusu. Oysa emsal olayların yaşandığı kurumlara odaklanılmalı kişilere değil. Uygulama ve politika... Kadın cinayetleri, tecavüzler politiktir dememiz bu yüzdendir aslında. Tekrar söylüyorum Türkiye’de din çok güçlü bir oluşum ve istismar aracı. 
Tatyos Bey: Çocuk istismarı politiktir demenizin sebebi nedir?
Vartanderunian: Karaman’daki olayda savcılık apar topar yayın yasağı getirdi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı yaptığı açıklamayla çocukları korumak yerine Ensar Vakfı’nı korudu. Bunlar bir yana bu ülkenin vatandaşı olarak Meclis’teki çocuk istismarı önergesinin AKP’li vekillerin oylarıyla red edildiği o anı asla unutmayacağım. Böyle bir utancın tek açıklaması cinsel istismarı gerçekleştiren kişi ve kurumları koruyan politikalardır. Sema Ramazanoğlu’nun açıklamalarının aksine Ensar Vakfı çocuk istismarıyla ilk defa gündeme gelmiyor. Bugün her 5 kişiden 1’inin aile içi cinsel şiddete, 3 kadından 1’inin akraba şidetine mağruz kaldığı ‘aile’  bakanlığının bakanı Sema Hanım’ın söylemleri de politiktir.
Tatyos Bey: Cinsel şiddet mağdurlarının saldırganı ifşa etmesi veya konuşması neden bu kadar önemli? 
Vartanderunian: Cinsel istismarda ruh sağlığını bozan şey  konuşmamaktır. Ben kendi yaşadıklarımı anlatmadan, yüzleşmeden atlatamadım. Şimdi konuşabiliyorsam eğer bana kendi yaşadıklarını anlatmak için mail atan binlerce kişi sayesindedir. Yolladıkları mailleri okuduğumda yazanın bir yetişkin değil de tacice uğran bir çocuk olduğunu hemen hissediyorum. Susamam ben.Tacizi yaşayan biri olarak iyileşmem için benim gibi ‘’kurtulanlar’’la dayanışmam lazım. Öte yandan yardım eli bekleyen binlerce kurtulan, şu an bunu söylerken tacize uğrayan binlerce çocuk için var ki bu düşünce bile harekete geçmek için yeterlidir. Oğlan çocuklarına yapılan cinsel saldırının itiraf edilmesinin ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Yaşadım. Saldırıya uğrayan kişi bunu gizler, çoğu zaman tehdit edilir. Susan, normalleştiren, cezasız bırakan hatta mağduru aşağılayan politik uygulamalara karşı ifşa eden, konuşan, utanmayan bireyde mesuliyet. Utanması gerekenin biz olmadığını anlatabildiğimiz kadar kişiye anlatmak görevimiz. 
Tatyos Bey: Ailelere çocuklarına yapılan cinsel istismarı önleyebilmeleri için önerileriniz neler?
Vartanderunian: Çocuklarınızı dinleyin, çocuklarınızı anlayın. Çocuğunuz sizinle konuşamadığı için başkasının tehdidine boyun eğmesin. Çocuklarınıza yapılan zülmün mimarı olmayın. Çocuklarınızın size anlatamadığı her acısı sizin yüzünüzdendir, sorumluluk sizindir. Aile bireyleri tarafından taciz ve tecavüze uğrayan çocukların mesuliyeti susan herkestedir. Son olarak; Karaman olayında tacizcinin suçunu itiraf ederken yaptığı ‘ben erkeklerden hoşlanıyorum’ açıklaması da en az yakın olduğu hükümetin politikaları kadar politiktir. Görüleceği üzere taciz ettiği 45 erkek değil 45 oğlan çocuğudur. Burada amaç dini kurumların ahlaksızlığını başka kesime yıkmaktır. Bakın; oğlan çocuklarına taciz ve tecavüz edenlerin sorunu eşcinsel olmaları değil tacizci ve tecavüzcü olmalarıdır. Pedofili psikoseksüel bir hastalıktır ve hedefteki kitle kız ve erkek çocuklarıdır. Tecavüzcüler yaptıklarını garip bir mantığa oluştururlar. Türkiye gibi toplumlarda bu daha da kolaydır. Bütün kurtulanlara sesleniyorum; her ne yaşıyorsan yalnız değilsin!