Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Marko Mahcupyan: Ahlaki Pozisyon Tutmayan Herkesin Bir Fiyatı Vardır!

2016-10-02 04:36:36

Tatyos BeyTatyos Bey'in bu haftaki konuğu, Twitter'ın özlenen ismi Marko Mahcupyan. İkili Sincan'da buluştu. 
Tatyos: Marko Mahcupyan ismi nasıl ortaya çıktı? Twitter'a yazmaya nasıl başladın?
Marko Mahcupyan: Çok kolay, hesap açtım ve yazmaya başladım. Isim de nerden çıktı hatırlamıyorum. Ayrıca bu soruyu nerden buldun, bok gibi soru. o kadar röportaj yaptın hala soru sormayı öğrenememişsin, güzellik yarışması mı bu? Sihirli bi deyneğim olsa götüme sokardım. Bi daha böyle sorular sorma, karşında çocuk yok senin, yakanı ilikle.
Tatyos: Çocukluk dönemin ile günümüz arasındaki farklar nelerdir?
Marko Mahcupyan: Çok büyük bi fark yok. Yani beklediğim kadar büyümedi hahahahaha. Bu seviyesiz şaka için herkesten özür diliyorum, varoş bir geçmişim var ve peşimi bırakmıyor. En olmadık anlarda böyle zevzeklikler yapıyorum. Tekrar özür dilerim.
Tatyos: Anadolu insanı ve hoşgörüsü hakkında ne düşünüyorsun?
Marko Mahcupyan: Bence anadolu insanına yeterince hakaret edildi. Bu çanak soruyla benim de hakaret etmemi istiyorsun galiba. Tam bir köylü kurnazısın. Anadolu insanı olduğuna bahse girerim.
Tatyos: "Çalıyorlar ama çalışıyorlar" sözü aklına neler getiriyor?
Marko Mahcupyan: Bence doğru. Gerçekten de çalıyorlar ama çalışıyorlar. Herifler hakkaten faydalı olsun olmasın, amacı para yemek olsun ya da hizmet olsun sürekli koşturuyorlar. Bu arada güzel de para yiyorlar. Ama bu iki eylemden hangisini ama’nın önüne hangisini arkasına koyduğun tamamen seninle alakalı bişey. Bizim toplumda genel olarak orta sınıf, laik, beyaz yakalı kesim ahlaka önem verir. Alt sınıflar ve en üst kaymak tabaka içinse ahlaki pozisyondan çok, bahsi geçen kişinin kendi menfaatine ne gibi bir katkısı olduğu önemlidir. Ahlaki pozisyon tutmayan herkesin de bir fiyatı vardır. Bu fiyat fabrikatör için yağlı bir devlet ihalesi olur, baldırıçıplak için beş kilo pirinç yardımı olur, farketmez. Çalınan senin vergindir belki ama zengin o para nasılsa dönüp dolaşıp kendi cebine girdiği için ses etmez, fakir de onun kendi parası olduğunu idrak edemeyecek kadar mal ve başka türlüsünün olabileceğini düşünemeyecek kadar sindirilmiştir. İşte bunların tam ortasında hem çalınanın kendi parası olduğunu bilen, hem o dönen ranttan payını alamayan, hem de dünyayı az çok bilip başka türlüsünün mümkün olduğunu bilen orta sınıflar kalıyor. Onlara da ithal bira, kanlı biftek vb ürünleri yüksek fiyattan tüketip kendilerini batılı hissetmek ve fakirlerin cehaletini aşağılayıp içini rahatlatmak kalıyor.
Tatyos: Türkiye neden bu halde?
Marko Mahcupyan: Bi milyon tane sebebi vardır da benim en çok dikkatimi çeken herkesin birbirinden nefret etmesi. Genel bir olumsuzluk hali hakim, insanlar birbirine katiyen güvenmiyor, hep bir gizli ajandaları ortaya çıkarma gayretindeler. Herkesin birileriyle görülememiş bir hesabı var, türkiye neden bu halde diye sorduğunda herkes birilerini suçlayacaktır. Gericiler, solcular,sağcılar, masonlar, misyonerler, tapınak şövalyeleri, ittihatçılar, yetmez ama evetçiler, kürtler, aleviler, sabetayistler, nevşehirliler... herkes için günah keçisi var. Görünürde bu kadar milliyetçi muhafazakar olup da pratikte böylesine bölünmüş bir toplum daha yoktur. Bu bölünmüşlüğü, düşmanlık hissini aşmanın tek yolu da yine düşmanlık olur. Ortak bir düşman bulunana kadar herkes birbirini yemeye devam eder.  Bunun temelinde yatan sebep ekonomik midir kültürel midir bilemiyorum ama bu böyle. Aynı apartmanda oturan insanlar birerli ikişerli grup olup başka komşularını çekiştirir, o birbirini sevmeyen insanlar bir devlet dairesinde çizilmiş sınırların içinde kaldıkları için bir araya gelip bir mahalle olurlar, mahalle maçı yaparlar, kavga çıkar birbirlerine gavura vurur gibi vururlar. Bu böyle enine ve boyuna genişleyerek gider. Herkes birbirine kazık atmanın, işini bozmanın derdinde. Allah belasını versin bunların. Boşver adam değil bunlar. Bi sen bi ben. Gerisi komple namussuz şerefsiz. (Fonda: Diren Gezi Parkı )
Tatyos: Çomarlardan Jakobenler yaratılabilinir mi?
Marko Mahcupyan: Gerek yok, onlar çalışıp vergi versin, askere gitsinler yeter. zaten jakobenlik dediğin bir üsluptur, halkı jakoben yapmak diye bir tartışma olmaz. bu konuda ne kadar bilgisiz olduğunu yüzüne vurup, seni küçük düşürmem için bu kadarı yeterli daha derine inmek istemiyorum. Sırıtma, bi sonraki soruyu sor.
Tatyos: Kutsalın var mı? Varsa Niye?
Marko Mahcupyan: Kutsalım yok ama durduk yere anama küfredilince zoruma gidiyor. Ne suçu var zavallı kadının, zaten allah benim gibi evlat vererek yeterince cezalandırmış.
Tatyos: Gelmiş geçmiş üç futbol efsanesi kimdir?
Marko Mahcupyan: Ben ilkokuldayken abimin arkadaşı İhsan vardı, maliyespor’da oynardı, 1. Amatör diyorlardı o zaman şimdiki statüyü bilmiyorum. Bu eleman 17 yaşında kavruk bir çocuktu, dışarda görsen yüzüne tükürmezsin ama sahaya çıkıp 10 numarayı sırtına geçirince şahı merdan hazreti ali gibi bişey olurdu. Oyun görüşü yüksekti, milimetrik paslar atar, kıvrak bilek hareketleriyle rakiplerini madara ederdi. Bigün bunu malatyaspor’un gözlemcileri izlemişler bayağı da beğenmişler. Malatya o zaman ikinci ligde. Şimdiki ptt 1. Lig. Bu çocuğu alalım, iki sene sonra üç büyüklerden birine satarız demişler. Tabi taşra adetidir, transferi yapmadan önce şöyle bi mahallesine gidip soralım, nasıl efendi bi çocuk mudur, serseri midir ailesi nasıldır diye merak etmişler. Neyse bunlar gelmiş bizim mahalleye, bakmışlar sekiz on yaşında bebelerle bi tane ergen gazoz kapağıyla duvar dibi oynuyor, duvar dibi’ni bilirsin belki, gazoz kapağını duvarın en yakınında durduran kazanır, misketle de oynanır. Oyun çok alevlenmiş, herkes birbirine küfürler savuruyor. Neyse bunlar gidiyolar çocukların yanına, bebelerle gazoz kapağı oynayan elemana mahallede ihsan diye bri varmış nerde oturur diyorlar. Eleman bi yandan on yaşındaki çocuklarla oyun yüzünden analı bacılı küfürleşirken bir yandan cevap veriyor: ihsan benim. Adamlar peki diyip gitmişler. Transfer de olmadı tabi. Ondan bir iki yıl sonra mahallede bi sokak düğünü vardı, millet toplanmış, oyun havaları, halaylar, koşuşturan çocuklar vs.. baktım uzakta karanlığın içinde biri var yanına gittim, yaklaştım, küçük bi kasetçalardan cengiz kurdoğlu çalıyor, baktım bizim ihsan abi. Almış üç tane kırmızı tuborg hem ağlıyor, hem içiyor. Hayırdır ihsan abi dedim, bu evlenen kız benim manitaydı, çingeneyim diye bana vermediler dedi.  Saçlarındaaa sırma teliiiin neden sustuuuu talı diliiiin dün benimdiiin bugün eliiiiin ağlamamaaak elde deeeeğiiiil
Tatyos: Neden Beşiktaş? Beşiktaş efsanelerin kimler?
Marko Mahcupyan: Ben küçükken paso şampiyon oluyolardı o yüzden beşiktaşlı oldum.  Öyle duygusal veya ideolojik bir sebepten beşiktaşlı olanlardan değilim yani. Ama ben beşiktaşlı olduktan sonraki dönemde koca takım dört kere şampiyon olabildi.böyle de uğursuz cenabet bi insanım işte. Hem kendime hem de beşiktaş’a yazık ettim galiba. Demirören’den fazla zararım dokundu bu klübe. Tüm camiadan özür diliyorum, keşke böyle olmasaydı.
Tatyos: Seni en çok neler mutlu eder?
Marko Mahcupyan: Para, kadın, içki vs..
Tatyos: Liberaller hakkında ne düşünüyorsun?
Marko Mahcupyan: Abi ben liberalizm falan tartışabilecek kadar derin bi adam değilim. Tamam sözelciyim o malum kitapların bi kısmını ben de okudum ama o kadar yani. Dersi geçmek için, elimiz ekmek tutsun diye, anama taksitle beyaz eşya alayım da sevinsin garip dedim. Kötü mü ettim iyi mi ettim bilmiyorum ama anam şimdi de evlen diye tutturdu, mesela evleniyosun bu defa da hanımın beyaz eşya eski diye sorun çıkarıyor. yani bu kadınları mutlu etmek zor anlayacağın, işte kadınları mutlu edemedikçe ideolojik mevzulara giriyoruz, liberalleri de böyle okumluyorum ben. Liberallerde kadınları tatmin edememe sorunu var diye düşünüyorum. Hani dedim ya ben o kitapları okudum ama kalkıp kimseye okuduğum kitapla filan hava atmadım. Başka yerde nasıldır bilmem ama türkiye’de liberaller ekseriyetle siz bilmezsiniz ben bilirim, siz zaten şu kitabı okudunuz mu yok hayek yok friedman yok bilmem ne. peygamber sanki bu amınakoduklarım. bi de bi ingilizce takıntısı vardır bunların, sanki ingilizceyi iyi konuşunca söylediklerinde haklı oluyorsun. Şerefsizler amk çocukları hahahaha bi an gaza geldim öyle diil tabi belki onlar da iyi insanlardır, belki onlar da bizim gibi içince coşa gelip bırak abi ben de liberalim ama bizim liberaller adam değil, bizim bi maocu komşumuz vardı, maocuydu ama insandı, kırk tane liberale değişmem, zaten adam smith efendi hazretleri de insan ayırmayın diyor diyerek gaza gelebiliyorlar, belki kardeşlik türküsünü söylüyorlardır. ama ben hiç liberal tanımadım. Nası bişeydir bilmem.
Tatyos: Hangi tarihsel karakterlerle Meyhane sohbeti isterdin?
Marko Mahcupyan: Mithat Sönmez’in hanımıyla
Tatyos: Ozan Marko Mahçupyan olarak okuyucularına serbest bi dörtlük bağışlar mısın?
Marko Mahcupyan: 
Yırttım jartiyeri eyledim viran 
ama kaldıramıyorum askeri vesayeti
Gel güzelim engeller koyma araya 
pkk’ya ne kazandırdı hendek siyaseti?
mutlu pazarlar