Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Favorim Kazandibi. Kazandibi kendini bir yerden atsa ben de arkasından atlarım düşünmeden...

2016-10-02 04:40:18

“Tatlılara fısıldayan kadın: Arzu” ile kurabiye kokuları arasında yutkunarak ve ağzımız sulanarak bir sohbet gerçekleştirdik… 

Tatyos: Hoşgeldin Arzu, nasılsın? 

Arzu: Hoşbulduk. Teşekkür ederim

Tatyos: 
Kurabiye, pasta vs işi nasıl başladı? Biraz işinden bahseder misin? 


Üniversitede öğrenci evinde karın doyurmak amacıyla alınan bir yemek kitabıyla başladı. Evde malum çeşitli denemeler, taze fasulye, mercimek çorbası derken bu iş beni sardı. Mezun olduktan sonra kendi işimi yapmayıp Bursa’da bir otel mutfağına çırak olarak girdim bir süre. Sıcakta, soğukta, bulaşıkhanede, pastanede çalıştım. Bana en minnoş tatlı kısmı geldi, mayalılar, kekler, şerbetler büyüledi resmen beni. Yalnız eleman ihtiyaçları yoktu ve beni pek desteklemediler  cinsiyetimden ve yaşımdan dolayı, ailemin de desteğiyle İstanbul’da 5 aylık tatlı pasta ve ekmek eğitimine gittim. Stajdır, mutfaktır, ekiptir derken orada 8 sene otel ve restaurant mutfaklarında pastacı olarak çalıştım. Rüyalarımda hala ala carte servisine giriyorum bu arada. Bilirsiniz az çok bizim çalışma saatlerimiz ve şartlarımız ağır. Ufak bir yer açalım dedik ailecek. Son 4 yıldır da Bursa’da kendi yerimi işletiyorum, çalışıyorum.İki tane elemanım var, sabah kahvaltısı, öğlen yemeği, tatlı ve pasta hizmeti veriyoruz burada. Söylememe gerek var mı bilmem ama işimi baya seviyorum, dükkânımı da. Kocaman bir aile olduk burada müşterilerle. Tweetleri genellikle mutfaktan atıyorum zaten tencere tava arasından. Bazen sinirli, çoğu zaman mutlu. 

Tatyos: Türk mutfağının kurabiye, Pasta konusunda dünyadaki yeri nasıl? 

Arzu: Kurabiyeleri ve pastaları biz Rumlardan öğrendik. Bizim Osmanlı mutfağından kalan tatlılarımız var tabii ağırlıklı olarak hamurlu şerbetli ve sütlü. Favorim Kazandibi. Kazandibi kendini bir yerden atsa ben de arkasından atlarım düşünmeden... Tatlıların aşırı tatlı olduğunu tekrar söylemeden geçemeyeceğim.  

Tatyos: Son dönem toplumsal yaşamımızdaki baskılar hakkındaki yorumun nedir? 

Arzu: Tabii ki rahatsızım. Hiç bir düzenin sürekli arz etmeği gibi bunun da edeceğini düşünmüyorum. Hangi birini anlatabilirim ki, kadın cinayetleri, tecavüzler, tehditler, bombalar... İflah olmaz iyimserim. Temennim bu düzenin, ekonominin ve toplumsal ilişkilerin daha fazla zarar görmeden bitmesi. En güzel yaşlarımızın içine ettiler gerçi. 

Tatyos: Ilişkiler ve Evlilik hakkında görüşlerini alalım. 

Arzu: İlişkileri dengede tutması hem kolay hem de zor. Teknolojiyle beraber de karman çorman oldu zaten nasıl olacak bilmem. Devir baya köpekbalığı şeklinde kafaları koparıp atarak ilerliyor, bir tarafta yalnızlık, bir tarafta ekonomik sıkıntılar, bir tarafta bencillik birbirimize adım atmamızı zorlaştırıyor. Evlilikle ilgili bir sıkıntım yok, birincil derecede şahit olduğum bizim ev çok mutluydu babamı kaybetmeden önce, şimdi annem bir köşede aşk acısı çekiyor. Dükkanın kapısının önünde kısmet bekliyorum ikindileri. Şans.  

Tatyos:  Çalışmak senin için ne ifade ediyor? Karga bokunu yemeden kalkmak yorucu mu? 

  Arzu: Çalışmak, üretime katkıda bulunmak, bir işe yaramak güzel, insanı manevi ve maddi açıdan dik tutuyor. Ha bunun kocaman bir yalan olduğunu savunmayanlar da yok değil. Özellikle de sevdiğin işi yapıyorsan ağır gelmiyor işe gitmek. Erken kalkmak benim için sıkıntı değil, hayatım boyunca sabah üretimlerinde görevliydim, öğrenciliğim de böyle geçti. Sabahları mutlu kalkanlardanım, doğrudan konuşmaya gülmeye başlayabilirim. Ailemin göbeğimi konseksiyonel fırına attığından şüpheleniyorum. Çıraklık dönemimde 5te kalkıp mesailere koşturduğumu gece 10larda döndüğümü bilirim, bir şeyler verilmeden alınmıyor. Dışarıdan her ne kadar tatlış ve karizmatik görünse de iyi bir disiplin ve sabır isteyen bir iş. Meslek edinmek, onun aşamalarından geçmek insanı ruhen ve bedenen hırpalıyor. Geceleri ise pek sevmem, erken yatıyorum. Benim için her günün tweet i şu; “hoplaya zıplaya işe götürülüyorum.” 

Tatyos: Nelerden hoşlanırsın? Neleri sevmezsin? 

Arzu: Seks, tansiyon hapları ve rocknroll. Güzel yemek severim. Her yeşili her çiçeği severim. Alkolle aram iyi, cin markaları bana reklam verebilir yüzlerini kara çıkartmam. Açken ben ben değilim.. başka nelerden hoşlanıyorum ki. Kasıntılıktan hoşlanmam mesela fesatlık sevmem. Evet ama bunlar çok klasik cevaplar  Aceleci olmamı hiç sevmiyorum. Net olmayan hiç bir şeyi sevmiyorum. Moda beni hiç açmıyor. Yaş aldıkça susmayı öğrendim.  

Tatyos: Hayvanlardan bahsedebilir misin?  

Arzu: Bütün hayvanları seviyorum böcek, çiyan ayırmadan. Herhangi bir hayvana çok rahat dokunabilip, deli gibi konuşuyorum. Takip edenler bilir bunlarla ilgili baya tweet var. Biliyorsunuz kuşlarla aram iyi. Gamsız, şerefsiz kuşlar ajfhgdkaa. Yine de benimle konuşsalar çok çok iyi olurdu.  

Tatyos: Bu güzel Pazar günü okuyucularına hangi şarkıyı armağan etmek istersin? 

Arzu: Şu güzel gider =>  https://www.youtube.com/watch?v=4B6M256MDAM 

Tatyos: Çocukluk dönemin nasıldı? 

Arzu: Doğma büyüme Bursalıyım. İlk apartman çocuklarından sayılırım o yüzden Mudanyaya dedemlere, Tophanede anneannemin mahallede sokakta oynamak için yalvardığımı çok biliyorum. Babaannemin eteğinde gezdiğim mutfak, sokakta ip atlamaca, Mudanyada kaya balığı yakalamaca, tek kelime ile; mutluydu. Özlüyorum.  

Tatyos: Twitter a ne zaman ve nasıl başladın?  

Arzu: 2009 sonundan bir üyeliğim var sitede. İlk üye olduğumda bir bok anlamamıştım açıkçası, 2011 yazında @MargreetZelle nin yönlendirmesiyle kendi halimde yazmaya başladım öyle.  Adımı soyadımı değiştirdim, fotom ise hep ifşa zaten. Kişisel blogum canım kardeşim unf tuşu sağ üstte pls.…