Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Bu “Ruggers’lı olmak” güzel bir şeye benziyor. Peki dışarıdan herhangi biri aranıza katılabilir mi? Nasıl ulaşırlar size?

Cem: Kesinlikle! Web sitemiz var. Web sitesi üzerinden antrenman saatleri, iletişim bilgileri ve ihtiyaç duyacakları bilgilerin tamamına ulaşabilirler. Facebook grubumuz da var. 

Sinan: Birisinin sizinle çalışmaya başlaması için ne gerekiyor?

Cem: Krampon! Başka hiç bir şeye ihtiyaç yok. Ha bir de Cumartesi gününü bize ayırması gerekiyor.

Batuhan: Birde dürüstlük istiyorum ben! “Beğendim” deyip sonradan bırakmasın. Planlarımızı ona göre yapıyoruz ve sonrasında ciddi sıkıntılar doğabiliyor çünkü. 

Ömer: %100 verim göstermeli. Kendini zorlamalı. Daha ilk antrenmanda kendini sakatlamayı göze alacak cesareti gösterirse o zaten “bizden” sayılır. Kafa göz girişilen bir ortamda, cüssesine bakmadan koşup daldığını, cesaretini görmüşsek, yediği darbelere karşı ayakta kalmaya çalıştığını görmüşsek, “biz bu adama güvenebiliriz” diyoruz ve o artık “bizden” oluyor. 

Görkem: Ayrıca saygı da görüyor.

Batuhan: Bizim takımda eski, yeni, çaylak muhabbeti olmaz. Sahaya çıktığın anda eşitsin. Beraber oynuyoruz. Takımın eskileri, yeni gelenle alay eder falan diye düşünmesin kimse. Gelsin, korkusuzca oynasın. Aferin deriz. 

Cem: Ragbi oyuncu için değil taraftar için bir hobidir. Oyuncu için bir hayat felsefesidir ragbi. Ona kendini kaptırman ve akışına bırakman gerekir. 

Sinan: Deniz Bey artık bitiriyoruz. Oyuncularınız konuştu, sıra sizde. Çok ciddi bir motivasyon gördüm bütün bu sohbette. Bu motivasyonun göbeğinde de siz varsınız.

Deniz: Ciddiyet takıma gelen arkadaşlardan kaynaklanıyor aslında. Benden kaynaklanmıyor. Onlar ragbiyi ne kadar ciddiye alıyorlarsa, o kadar ciddi bir geri dönüş alıyorlar. Herkes birbirini tetiklediğinden benim fazladan yaptığım bir şey yok aslında.

Sinan: Takım bu hale gelene kadar bayağı bir sirkülasyon oldu sanırım? İnsanlar geldiler gittiler. Merkezdeyse bir tek adam, “Ruggers’ı var edeceğim” diye uğraşan bir adam duruyor anladığım kadarıyla. 

Deniz: Ben ne kadar istikrar göstersem de, gelen adam eğer sebat etmezse, konuya bizim gibi yaklaşmaz, elini taşın altına sokmazsa yapacak bir şey yok. Mesela Ömer takıma ilk gelenlerden biridir. İlk kurduğumuz ekip yok oldu, üzerine 5-6 kez takım değişti. Ömer o ilk takımdan kalan tek adamdır ve çok da değerlidir. Takım ruhuna uyum sağlayan adamlar olduğu için birlikte kalabiliyoruz. Motivasyonumuz bu bizim. 

Sinan: “Ben ragbiyi seviyorum ve kendime oyun arkadaşları arıyorum” der gibisiniz?


Deniz: Ragbi 20 senedir benim hayatımın orta yerinde. Çok sevdiğim bir oyun. Bırakmak istemiyorum açıkçası. Türkiye’nin ilk Ragbi takımı Ottomans’da oynuyordum ben. Burada o hazzı yaşıyorum şu anda. 

Sinan: Bireysel bir çaba ile takımı ayakta tutmaya çalışıyorsunuz. Para harcıyorsunuz. Yani bu sadece ragbi sevmekle ilişkili bir şeye benzemiyor. Yoksa siz de gider bir takımda oynarsınız, ragbi tutkunuzu tatmin edersiniz. Ama burada fazlası var?

Deniz: Bu sporun gelişmesini istiyorum. Çevremdeki arkadaşların bu sporu devam ettirmesini istiyorum. Mesela Batuhan’ın geçmişinde takım yönetmişliği, kurmuşluğu var. Allah korusun bana bir şey olsa o devam ettirebilir mesela.

Sinan: Güzel, başka Deniz’ler çıkacak yani bu takımdan?

Deniz: Kesinlikle çıkar. Ama kimse heveslenmesin, bir yere gitmiyorum daha! (Kahkahalar)

Sinan: Arkanızda ne devlet ne özel sektör desteği yokken tek başınıza üstlenmişsiniz bütün sorumluluğu?

Deniz: Böyle olması gerekir zaten! Gerekirse evimi satar yine devam ederim.

Sinan: Şimdi burada “desteğe ihtiyacımız var, kamudan, özel sektörden sponsorlara ihtiyacımız var” falan diye bir şeyler duymayı bekliyor insan?

Cem: Deniz abi öyle şeyler söylemez.

Deniz: Ne yapabilirler ki? Yapsalar, yapsalar en fazla 1 sene sponsor olurlar.  Ondan sonra sponsor olacaklarını pek tahmin etmiyorum. Çünkü sponsor firma adının her yerde, ekranlarda falan duyulmasını istiyor. Ragbide yok böyle bir şey. Takımların kendi gücü ile bir şekilde devam etmesi lazım. Sponsorluk güzel ama bir takımın devamlılığının sponsora bağlanmasına inanmıyorum. Sponsorlar gelir gider. Sen sponsora güvenip takımını devam ettirmeye kalkarsan, fazla götüremezsin bunu. Bu işi götürmek için belli bir para harcayacaksın. Harcayamayacaksan da girişmeyeceksin takım kurma işine.

Sinan: Amatör ve dik bir duruşunuz var yani?

Deniz: Tabii amatör ruhu korumamız gerekiyor. Hepimiz okumuş etmiş, meslek sahibi insanlarız. Kenarda köşede hepimizin üç beş kuruşu var. Eğer bir takımı kurmak ve yaşatmak istiyorsak, bunun bir miktarını ragbi için harcamamız gerekiyor. Aksi düşünülemez bunun. Tabii bunu takım kurucuları için söylüyorum. Yoksa sporcunun böyle bir yükümlülüğü tabii ki yok! Mesela sahaya her hafta belli bir para ödüyoruz. Gelen arkadaşlardan belli miktarda katılım bekliyoruz ama üstünü başkanın ödemesi gerekir. Diğer takımlarda duyuyorum mesela, işte kaç kişi geldiyse o kadar insana bölüyorlarmış saha kiralama bedelini. Bizde öyle şey olmaz. Sporcuya göstermeden tamamlarız üstünü biz. 

Sinan: “Biz” derken Deniz oluyor anladığım kadarıyla bu “Biz”… O yüzden “patron” diyorlar size?

Ekip: Yaa yok! Patron demiyoruz, abi diyoruz! (Kahkahalar)

Sinan: Siz ne iş yapıyorsunuz?

Deniz: Özel sektörde, bir fabrikanın ortağıyım.  

Sinan: Oooo! Cukka sağlam! Ben de kamuda memurum falan diyeceksin zannediyordum! (Kahkahalar)

Deniz: Hayır ama öyleyken de yapılabilir! İlla maddi durumunuzun süper iyi olması gerekmiyor. 

Sinan: Öncelikle takım ruhunun gerektiğini anlıyorum ama işin bir de mali boyutu var. Ruggers gibi bir takımı kurup yaşatmanın maliyeti nedir?

Deniz: Bu tamamen size bağlı! Eğer iyi makineler alıp, oyuncuya belirli bir kolaylık sağlamak istiyorsanız harcarsınız. Bunun limiti yok. Biz başka takımlarda aletlerle falan çalışmadık. Ama burada oyuncumuza temin edebileceğimiz en iyi aletleri temin etmeyi sorumluluğumuz kabul ediyoruz. 

Sinan: İki taraf da şanslı o halde Ruggers’ta! Hem oyuncu, hem teknik direktör birbirini bulmuş doğru insanlar. 

Deniz: Evet, onun için Ruggers’ız biz.

BİTTİ

REPORTARE'NİN TAVSİYELERİ

FİLM

Yenilmez/ İnvictus 

KİTAP

Ragbi Temel Kuralları, Dünyada ve Türkiye'de Gelişimi