Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Peki bir yanda ragbi, bir yanda meslek hayatı… Bunlar dışında ne var hayatınızda?

Cem: Spor, ragbi… Televizyon bile izleyemiyorum çoğu zaman. İş yoğun zaten! Akşam 8’e 9’a hatta bazen 11’e kadar çalışıyorum. Başka şeye zaman kalmıyor yani. Yüksek Lisans yapmak istiyorum, yurtdışına çıkma planım var. Ama bu yoğunlukta zaman bulmak zor.

Ömer: Ragbi dışında sadece iş ve evlilik hayatım var. Eşimin programına uyan bir adamım. (Gülüşmeler) Ragbi hayatımın merkezinde. Hırsımı, aşırı enerjimi, kötü yanlarımı ragbi ile dizginliyorum. 

Cem: Aslında hayatında başka şeyler de yapmak istiyorsan ya ragbi yapmayacaksın, ya evlenmeyeceksin! Yani aynı anda hem ragbi, hem evlilik, hem iş olunca, zaten başka bir şeye zaman kalmıyor. 

Sinan: Sert sporları yapanlar genellikle sağcı mı oluyorlar? Filmlerde hep böyledir ya? Amerikan Futbolu falan…

Ömer: Amerikan Futbolunun sağcı olduğu söylenir evet ama ragbi kesinlikle soldadır!

 Batuhan: Che nin oynadığı spor yahu! 1- tıklayınız! 2- tıklayınız!

Ömer: Bunlar solcu. Ama bak ben milletçiyim. (Kahkahalar)

Sinan: Politik duruş ile spor arasında bir ilişki var mı?

Görkem: Yok bence! Buraya ragbi oynamaya geliyoruz.

Cem: Ragbi kozmopolit bir spor. Son yaşadığımız toplumsal olaylara karşı her birimizin farklı kanaatleri var. Ama sahada tamamen ve sadece ragbi düşünüyoruz.  

Batuhan: Ragbi diğerlerine göre biraz daha solda denebilir mi bilmiyorum. Ama galiba biraz daha sosyal, biraz daha liberal bir topluluk ragbiciler. Dünyada da böyle! Fransa’da homofobiye karşı bir duruş sergiliyor mesela ragbiciler. 

Ömer: Evet, LGBT hakları ve ayrımcılıkla mücadele konusunda çok ciddi bir tavır var. 

Batuhan: Yani radikal anlamda sol diyemeyiz fakat daha sosyal, daha liberal bir duruş var. 

Sinan: Siyasetten çok, “okumuş çocuklar” olmanızın bir etkisi olabilir mi bunda?

Batuhan: Ya şu da var… İngiltere’de ragbi sporunun doğduğu dönemde iki farklı ekol gelişiyor. Bu bir ayrışma sonucunda gerçekleşiyor. 1860’larda falan sanırım. Ragbi Birliği… 25 delege var ve bu 25 kişinin 13’ü sosyal anlamda üst sınıflardan, 12’si ise daha alt sınıflardan gelen insanlar. Ragbideki 2 farklı ekol de bunların kesin biçimde kurallarla ilgili olarak ayrışmalarından kaynaklanıyor. Yani sınıfsal anlamda bir ayrışma da söz konusu. Bu ragbinin daha sosyal olmasında önemli bir etken bence. 

Ömer: Ben hem Amerikan futbolu hem ragbi oynadım. Takip edebildiğim kadarıyla Türkiye’deki durum, başka ülkelerden farklı değil pek. Amerikan Futbolu sağdadır. Bak LGBT ile ilgili bir açıklama yapan sadece 1 tane Amerikan Futbolcusu biliyorum. O da zaten Kanada asıllıdır. Genelde dindardır mesela Amerikan Futbolu oynayanlar. Ragbiciler ise daha soldadır. Bunun spor kurallarıyla da ilgisi olabilir. Hücum takımlarıyla savunma takımları arasında ciddi bir fark olduğunu düşünüyorum. Amerikan futbolunda sıfır inisiyatif vardır. “Düşünme!” denir mesela. Düşünürsen vakit kaybedersin, sadece yapman gerekeni yapmalısın. 

Sinan: Sert bir hiyerarşi var yani? Ve hiyerarşik yapı ne kadar sertse o kadar sağcılaşılıyor mu?

Ömer: Şöyle söyleyeyim: Bireysellik olmuyor! İnisiyatif olmuyor Amerikan Futbolunda. Ama ragbiye geldiğimizde inisiyatif devreye giriyor. Diğer takım arkadaşlarınızla eşitsiniz. Bu bir bakıma empati geliştirmenizi mi sağlıyor bilemiyorum. Biraz sporun karakterinden kaynaklanan bir durum bence bu! Bir sporun sert olmasından ziyade karakteri ve kuralları önem kazanıyor. Yani bir spor serttir, bundan dolayı da sporcular sağcıdır demek çok da doğru olmayabilir. Zira sertlik neye göre? Ragbiyi sert bulabilirsin fakat 2 antrenmana girsen, 2 antrenmanı izlesen alışırsın ve artık sert bulmazsın. Yani oyunun sertliğinden çok kurallarının nasıl işlediğine bakmak gerekiyor. Ragbi sert görünen ama oyuncuya inisiyatif alanı yaratan bir takım oyunu. Tarihçesini çok fazla bilmiyorum ama Commonwelth ülkelerinde yayıldığını ve özellikle işçi sınıfı içerisinde yayıldığını biliyorum. Amerikan Futbolu ise bir anlamda sınıf atlama aracı olarak görülüyor. Daha para öncelikli bir spordur. Ragbi Federasyonu bile 96’da mı ne profesyonel oldu. Çok yeni daha.

Batuhan: Evet, Dünya kupası başlayana kadar böyleydi… Kendi aralarında oynardı ülkeler ama Dünya Kupası 90’ların sonunda başlayabildi. Fakat entelektüel düzeyle ve işin parasal boyutuyla ilgili de şunu eklemekte yarar görüyorum: Dünya kupası oynanıyor. Uruguay Milli Takımında sade 2 profesyonel oyuncu var. Kalanı avukatlardan, bankacılardan, doktorlardan oluşuyor. Hatta bazıları işlerinden izin alamadığı için gelemedikler ve birkaç tanesinin istifa ederek geldiklerini, sahaya ancak bu şekilde çıkabildiklerini biliyoruz.