Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Yakın döneme kadar sporla ilişkisi futbol seyirciliğiyle sınırlı bir ülkeydi Türkiye. Futbolun ağırlığı hâlâ ezici biçimde hissedilmekle birlikte başta basketbol ve voleybol olmak üzere farklı spor dalları tanınmaya, karşılaşmalar izleyici çekmeye başladı. Yine de dünyada yaygın biçimde oynanan ve büyük izleyici kitlelerini sahalara ve ekran başına çeken spor dalları ülkemizde sadece bir avuç tutkulu ve cesur insanın çabalarıyla tanıtılmaya ve sevdirilmeye çalışılıyor.

Rugby veya Ragbi (Bundan sonra “ragbi” olarak anacağız) bunlardan biri. 19. Yüzyılın başlarında İngiltere’nin Rugby şehrindeRugby School adlı okulda, hayli esnek ve yazılı olmayan kurallarla oynanmaya başlanan ragbinin miladı, bu okulun öğrencilerinden William Webb Ellis’in futbol oynarken topu eline alıp sayı yaptığı 1823 yılına dayandırılır. Hızla popülerleşmesi ve takım sayısının artmasıyla birlikte, oyunun ilk kurallarını da belirleyen ragbi birliği kurulur. Fakat birlik’ten 1895 yılında ayrılan bir grup Ragbi Ligi’ni kurar ve oyun bu tarihten başlayarak, Ragbi Birliği ve Ragbi Ligi’nin ayrı ayrı belirlediği 2 ana kural  bütünüyle oynanmaya devam eder. Britanya’da doğup hızla Commonwealth ülkelerine yayılan ragbi, şu anda 6 kıtada, 100 ülkede oynanıyor ve Olimpiyatlarda futboldan sonra en fazla izleyici toplayan spor dalı… Ragbi Dünya Kupası, 1987'den bu yana 4 yılda bir gerçekleştirilen dev bir organizasyona dönüştü. Kural farklılaşmasına rağmen ragbi, iki takım arasında, oval bir topun el ve ayaklarla kontrol edilerek sayı yapılmasına dayanan son derece zevkli bir oyun… 

Ragbinin Osmanlı topraklarına gelişi 19. Yüzyılda, buraya gelen yabancılar sayesinde mümkün olmuşsa da, Türkiye’de ragbinin resmi olarak oynanması ancak 1945 yılındaFenerbahçe Spor Kulübü’nün girişimiyle gerçekleşmiş. Fenerbahçe’yi Galatasaray ve Haydarpaşa Spor Kulüpleri takip etmiş. 1945-47 arasındaki ragbi liginin şampiyonu Fenerbahçe… Fakat maddi sıkıntılar bu branşın oynanmasına uzunca bir süre ara verilmesine yol açmış. Ta ki 1999’da yine Türkiye’de yaşayan 3 yabancının girişimleriyleİstanbul Ottomans RFC kurulana kadar… Ragbinin dünyadaki ve Türkiye’deki gelişimine dair ilginizi çekecek bazı kaynakları röportajın sonunda bulabilirsiniz… 

28 Mart 2011 tarihinde resmen “Türkiye Ragbi Federasyonu” adıyla artık kendi federasyonuna da sahip olan bu spor, henüz fazla tanınmasa da 1. Lig ve Bölgesel Ligde çok sayıda takımı barındırıyor. 

Çoğumuzun genellikle filmlerde denk geldikçe hatırladığımız bu sporun Türkiye’de tanınmasına ve yaygınlaşmasına gönül vermiş bir avuç insan, gerçekten büyük bir özveriyle takımlar kurup, bu takımların yaşaması için mücadele veriyor. Deniz Karadeniz’in kurup yönettiği Ruggers FRC 34 bu öncü takımların en başarılılarından biri. Adları Ruggers fakat Federasyon İngilizce isim kabul etmediği için 1. Ligde “Ragbi Sevenler Kulübü” olarak geçiyor. 

Bizim Ömer’in (Kurtoğlu) her Cumartesi neredeyse gün boyu dünyayla ve tabii bizimle bağının kopmasına; kan ter içerisinde ama yüzünde geniş bir gülümsemeyle eve dönmesine yol açan ragbi’yi konu alan bir röportajı uzun zamandır planlıyorduk. Güzel bir Ekim Cumartesisinde Bostancı sahilindeki antrenmanlarından hemen sonra Ruggers’ın kurucusu, antrenörü ve “abisi” Deniz Karadeniz’in “temkinli ve kuşkulu bakışları altında” Batuhan, Cem, Görkem ve Ömer’le keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Yan masada çayını yudumlayan Deniz’i sohbete katmayı ancak röportajın son 5 dakikasında başarabildik. ,

Onlar pek kabul etmeseler de “sert adamların” sert sporu ragbi… Bütün takım oyunlarında olduğu gibi, ragbi’de de müthiş bir kardeşlik ve dayanışma duygusu ağır basıyor. Hatta galiba ragbi bu konuda biraz daha güçlü bir takım ruhunu gerektiriyor. Bunu gerek antrenman sırasında, gerek soyunma odasında, gerek çayımızı yudumlarken yaptığımız sohbette yakından izleyerek hissettik. 

Hemen her spor dalında, antrenmanlar ve maçlar “ısınma hareketleriyle” başlar bilirsiniz… Bu röportajın da “ısınma hareketleri” olmalı diye düşündük. 

Hadi bakalım, röportajımızın ısınma hareketleri için koltuklarınıza yaslanın… Sizi Fransızların ünlü Ragbi takımı “Stade du Français” in tüm dünyayı kasıp kavuran ve her yıl yenisi merakla beklenen “Dieux du Stade” (Stad Tanrıları) takviminin 2016 klibiyle baş başa bırakıyoruz… Emin olun bizim çocuklar da en az onlar kadar hırslı, güçlü ve yakışıklı görünüyorlar… 

Kendinizi hazır hissettiğinizde röportajımızın sayfaları arasında dolaşmaya başlayabilirsiniz… Keyifli okumalar…

Röportaj: Sinan Dirlik

Fotoğraflar: Doğuş Kozal