Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Herkes ragbi oynayabilir mi?

Görkem: Evet, kesinlikle! Çünkü çok farklı pozisyonlar var takım içerisinde. Herkes kendine göre bir pozisyon bulabilir ragbide.

Sinan: İyi de sağlam kondisyon gerekiyor?

Batuhan: Kondisyon gelişir ya?  O bir sıkıntı değil!

Sinan: Kondisyondan herhalde en son sen bahsedebilirsin. 2 buçuk paket sigara içiyorsun?

Batuhan: (Gülüyor) Ama oynayabiliyorum?

Görkem: Ragbi herkese açık bir spor! Kilolu da olsan, sırık gibi de olsan ragbide kendine yer bulabilirsin. 

Sinan: Hadi canım? Ben oynayabilir miyim mesela?

Görkem: Evet, kesinlikle! Siz beni indirebilirsiniz hatta. (okuyucuya not: Görkem tahminimce 100 kg, ben ise 55 kiloyum. Bu sözü okurken gözünüzde öyle canlandırın yani!!)

Cem: Sahada 15 farklı pozisyon var. 15 farklı pozisyon için de 15 farklı profile ihtiyaç var. Kimisinin çok koşması gerekir, kimisinin atletik olması gerekir, kimisinin ağır, kilolu olması gerekir. Kimisinin çok iyi şut çekebiliyor olması gerekir. Vücudunuzun her yerini kullanıyorsunuz ragbide. Ama en önemlisi yüreğiniz! Yüreğiniz varsa başka bir şeye çok da ihtiyacınız yok. Cesaretten bahsediyorum.

Sinan: Üzerine bilmem kaç tane buldozer gibi adam geliyorken mi?

Cem: Evet, işte ondan çekinmeyeceksiniz ve o adamları durdurabileceksiniz.

Batuhan: Ki durdurursunuz da! Her işin bir tekniği var sonuçta.

Sinan: Güçlü bir disiplin ve koordinasyon gerekiyor sanırım?

Cem: Çok doğru! Sahada takım oyunu oynuyorsunuz ve takım oyunlarının en önemlilerinden biridir ragbi. Disiplin, işin olmazsa olmazı! Şöyle bir örnek vardır: Futbol sahasında hakeme karşı tepki gösterebilir bir futbolcu. Ama ragbide 300 kiloluk bir sporcu, 100 kiloluk bir hakeme “kesinlikle doğru söylüyorsunuz efendim” diyerek boyun eğmek durumundadır. Bu disiplini hem hakeme, hem teknik direktörünüze, hem rakibinize, karşı takıma göstermek durumundasınız. Fair play boyutunda ragbinin çok ciddi bir ağırlığı vardır.

Batuhan: Hakem sizinle asla direkt olarak konuşmaz. Kaptanınızı çağırır ve “oyuncun bunu yaptı, bir daha olmasın” diye uyarır. Hakemin her hangi bir kararına itiraz, tepki vermek? Ben böyle bir şeyi ne duydum ne gördüm ragbide.

Sinan: Sorunları nedir ragbi sporunun?

Ömer: Bütün amatör sporların ne sorunu varsa, ragbide de aynı sorunlar var. Her şeyden önce bu ülkede spor bir iş, bir meslek gibi kabul edilmiyor. Sigorta, emeklilik vb. sorunlar var. Ben çok insan tanıyorum, sporculuğu mecburen hayatını kazandığı mesleğin yanında bir hobi olarak yapmak durumunda kalan… Eğer spordan para kazanma, sigorta, emeklilik hakkı gibi bir şansı olsa kesinlikle sporcu olurlar, hayatlarını sporla, spor kariyeriyle devam ettirirlerdi. Çok güzel bir spor ragbi. 

Sinan: Aman anladık! Anladık harika bir spor! Amma ballandırdın!

Ömer: Ha ha ha! Yok yahu, gerçekten böyle. Çok farklı ekonomik, sosyal, kültürel kesimlerden gelen insanlar var. Çok farklı siyasi görüşlerden insanlar var. Bütün bunların üzerinde bir “takım kimliği” inşa ediliyor. Bu öyle bir şey ki, her şeyin önüne geçiyor. Buradaki arkadaşınız için leşinizi yere serersiniz. Abartmadan söylüyorum. Takım arkadaşın için yapmayacağın şey yoktur. Buradaki yaklaşım ülkenin her alanında olsa, Türkiye bambaşka bir yer olurdu. Bak buraya belirli fedakârlıklar yaparak geliyoruz. Zamanımızdan fedakârlık ediyoruz. Hayatımızdan ödünler veriyoruz. Para kazanmadığımız gibi, üstüne para ödüyoruz. Oysa ragbi bir hediye. Toplum için, insanlar için gerçekten devletin desteklemesi gereken bir hediye… 

Sinan: Herhangi bir destek yok mu?

Cem: Yok. Tek desteğimiz ve destekçimiz Deniz abi.

Ömer: Bak burada başka herhangi bir takımın sahip olmadığı aletlerimiz var. Sleblerimiz, scram makinemiz bile var. Antrenmanda scram makinesi kullanabiliyor olmamız rüya gibi bir şey.

Cem: Geçen hafta bir arkadaşımız geldi takıma, Fransa’ da İkinci Lig’de, profesyonel düzeyde 3 sene oynamış. İlk antrenmanımızda “ben hayatımda ilk kez bu kadar ağır bir antrenman yaptım” dedi. Çok şaşırdım. Fransa gibi ragbi kültürünün çok yaygın olduğu bir ülkeyle kıyasladığında bizim antrenmanımızın bu kadar iyi olması, hem kullandığımız malzemelerin kalitesinden, hem de buradaki ekibimizin güçlü kuvvetli olmasından kaynaklanıyor. Tabii bir de teknik direktör faktörü var ki… Bu en büyük şansımız.

Batuhan: Kullandığımız malzemeler tam anlamıyla el emeği göz nuru!

Görkem: Ben 2 yıl Belçika’ da oynadım, böyle malzeme görmedim. 

Cem: Fakat buradan yola çıkarak, tüm ragbicilerin aynı imkânlara sahip olduğunu düşünmeyin. Bu, Türkiye’ de sadece bizim yaptığımız bir şey. Hepsini kendi paramızla, kendi imkânlarımızla yaptık. Bu bizim takımımızın, Ruggers’ın özel durumu. Bunun ödülünü de şampiyonlukla alıyoruz zaten. Şampiyonluğa demir atacağız bu gidişle.