Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Ara Bölge’nin Haylaz Çocukları diyorum ben onlara. Kuzey’deki ve Güney’deki otoritelerin hükümranlık alanlarının dışına çıkıp, insanlığa sığınmışlar. BM kontrolündeki ara bölge, ikiye bölünmüş yurtlarında din, dil, milliyet, hiyerarşi, otorite kavramlarının yerle bir edildiği biricik yaşam alanları olmuş. “Olanı” reddedip, “olması gerektiğine inandıkları” hayatı kurmayı deniyorlar Ara Bölge’de. Ne Türk, Ne Rum… Kıbrıslı bir hayat…

 Mihalis bir Rum. Turgut ise bir Türk… Ama Ara Bölge’de artık ne Mihalis bir Rum, ne de Turgut bir Türk… Sadece ikisi de değil. Ateşin başında toplaşmış gençler, Ada’yı bölenlere inat Kıbrıslıca bir hayatı savunuyorlar kararlılıkla… Gelip geçenlerin meraklı bakışları altında birlikte şarkılar söylüyor, kucaklaşıyor, öpüşüyorlar…
Dünyayı saran işgal eylemleri Ada’yı da etkisi altına almış. Güney’deki Elefteria Meydanında başlayan işgal, Kuzey’deki ve Güney’deki gençlerin ortak iradesiyle Ara Bölge’ye taşınmış. Küresel sistemin tüm dayatmalarına olduğu gibi, kendi ülkelerindeki bölünmüşlüğe de itiraz ediyorlar.
68 dalgası nasıl o dönemin gençliğini kasıp kavurduysa, işgal eylemleri de New York’dan Londra’ya, Madrid’den Atina’ya, Tahrir’den Şili’ye yüzbinlerce insanı kendisine doğru çekiyor. Bu röportajda, küresel başkaldırıya kayıtsız kalamayan Lefkoşa’nın Türk, Rum, Ermeni, Maronit ama en çok da “Kıbrıslı” gençlerinin hikâyesine kulak veriyoruz.
Haydi birlikte çıkalım Lokmacı Kapısından, BM kontrolündeki ara bölgeye doğru yürüyelim… Bakın hemen orada; ateşlerini yakmış, gitar eşliğinde barış şarkıları söyleyen çocukların yanına gidelim… “Merhaba” diyelim, bakalım ne anlatacaklar bize…
7 Aralık 2011
Röportaj: Sinan Dirlik 
Fotoğraflar: Sinan Dirlik, Haşim Kiracıoğlu