Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Deneyimli foto muhabiri, belgesel yapımcısı ve gazeteci Sedat Aral ile röportajımızın, "Medyamızın Halleri" başlıklı ikinci ve son bölümünü yayınlıyoruz.  İlk bölümde, Ortadoğu’da yaşanılanlarla bağlantılı olarak kapitalizmle siyasetin dinleri nasıl terörize ettiğini konuşmuştuk. Bugünkü son bölümde ise, 1986’dan beri Türk ve dünya medyasının önde gelen mecraları adına muhabirlik yapan Aral’ın tecrübelerine dayanan çıkarımları ile dünden bugüne Türkiye medyasının dönüşüm hikayesini ve geldiğimiz bölünmüşlük noktasını irdeledik. 
“Ben tarihe tanıklık etmek için bu mesleği yapıyorum, gazeteci olarak başladım, gazeteci olarak da öleceğim” diyen Sedat Aral’ın tespitleri ışığında, Türkiye medyasının gidişatıyla ilgili sorularımıza cevaplar bulabileceğimiz ve medyamızın yaşadığı sorunlara maskesiz ve dürüstçe bakabileceğimiz ümidiyle, 
İyi okumalar… 
*Reportare’nin değerli okuyucularına: “Sedat Aral’ın Gözünden” röportajımızın birinci bölümüne gösterdiğiniz yoğun ilgiye, yorumlarınıza ve sosyal mecradaki tüm paylaşımlarınıza çok teşekkür ederiz. 
Röportaj: M. İrem Afşin
Fotoğraflar: Ali Fuat Karasu