Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan:  Mecliste kadın milletvekili görmek istiyorsunuz, peki eşcinsel milletvekili görmek istiyor musunuz?

Cemil İpekçi: Tabii ki! Ama sadece bunu görmüyorum… Bunu daha geniş alalım o zaman.  Ben kadın da görmek istiyorum, eşcinsel de görmek istiyorum, gayrimüslim de görmek istiyorum…  Gayrimüslimin içinde Ermeni de, Rum da, Musevi de, Yezidi de istiyorum! Müslümanların içinde toplumun her kesiminden insanı da görmek istiyorum. Her şeyden önce ben şunu savunuyorum:  Bu seçim de dahil olmak üzere Türkiye’de milletvekili dokunulmazlığı kalkmadan ve üniversite mezunu olmak mecburiyeti getirilmeden Türkiye hakiki anlamda çağdaş demokratik bir devlete sahip olamaz. Araba kullanmak için bile lise diplomanız olması gerekiyorsa, milleti idare etmek için ilkokul diploması yetmemeli.  Bunun da bir sınıflaması olması gerekiyor…  Atatürk’ün kurduğu mecliste gayrimüslim de var, radikal Müslüman da var… Hoca da var hacı da var, o da var bu da var!  Her kesimi var! Böyle bir format koyamazsınız… Yok, o illaki kravatlı olacak!  Hayır, olamaz böyle bir şey! Beni onun ne giydiği alakadar etmiyor ki? Millet Meclisindeki adamların ne iş yaptığı ilgilendiriyor…  Bana ne kravat takmış, kostüm takmış, başına takke takmış, onu takmış… Bu son derece yanlış bir öğreti ve bugün değişmese bile 15-20 yıl sonra Türkiye bunu da aşacak… Aşacak! 15-20 sene sonra bence çok büyük bir patlama geçirebilir Türkiye… Bütün bunları aşacak…  Bu topraklar aslına dönmeye başladı çünkü!  Biliyorsunuz, Osmanlı’da vezirlerin, paşaların kaç tanesi Ermeni, Rum, Yahudi’ydi… Saray bunu yapmışsa, laik bir cumhuriyetin yapmaması diye bir şey olabilir mi? Türkiye Cumhuriyeti olarak şunu anlamamız gerekiyor artık:  Yani sen cebine parayı koyacak,  Almanya’da, Fransa’da gidip kat alacaksın, han alacaksın, şirket kuracaksın, cami yapmaya kalkacaksın, ama o gelip senin memleketinde kilise açamayacak, mal mülk alamayacak! Yok öyle yağma şekerim! Sen anca kendi kendini aldatırsın! Her şeyin bizim hakkımız olması diye bir şey yok yani… Biz görür müyüz, sanmıyorum. Ama bunları kabul eden bir dönem gelecek…

Ulvi: Kendinizi azınlık hissediyor musunuz? Azınlık deyince insanların aklına hep cinsel olarak ya da etnik olarak geliyor…  Ben mental olarak soruyorum… Kendinizi mental anlamda, düşünce tarzı olarak azınlık hissediyor musunuz?

Cemil İpekçi: Hayır ben azınlık hissetmiyorum. Daha megaloman biçimde “uniqe” hissediyorum! (Kahkahalar) Azınlık olabilmem için kendi eşdeğerimde birilerini görmem lazım. Hayır, görmedim böyle birini… Şöyle kendi eşdeğerimde bir grupla beraber olsaydım azınlık olduğumuzu hissedecektim…  Haaa, azınlık olan bir aileye mensubum ama kendimi hiç azınlık hissetmiyorum. Azınlık hissettiğiniz dakika zaten bir tarikat olur. Mesela ben gay kulüp de sevmem hiç! Çok tuhaf bulurum. Sırf gaylerin gittiği bir kulübe gittiğimde kendimi temerküz kampına atılmış Yahudiler gibi hissediyorum. Var ya öyle “biz bizeyiz, kimseler yok, mutluyuz”…  Azınlık duygusu o işte. Hayır, hiç öyle hissetmiyorum. Benim kirpiğimi boyamamdan, topuklu giymemden rahatsız olabilirsin. Bir ödül töreninde, bir toplantıda sevgilimin yanımda olmasından rahatsız olabilirsin. Ne alakası var? Ben senin yanımda olmandan çok mu mutluyum sanki? Ben seni nasıl kabul ediyorsam sen de beni kabul etmek mecburiyetindesin. Bir kadınsın ve yanında gudubet bir herif var mesela… Benim çok mu hoşuma gidiyor senin gudubet kocanı görmek! (Kahkahalar) Seni çok mu seviyorum yani? Ben seni çekiyorsam sen de beni çekeceksin!

Sinan: Az önce “Türkiye aslına doğru dönüyor” dediniz. Kimisi için bu endişe verici bir şey ama?

Cemil İpekçi: Bence asıl endişe vermesi gerekenler o endişeli insanlar! Maalesef böyle zavallılardan oluşan bir grubumuz var! Bunların Atatürkçülüğü de tuhaf. Ben hep dua ediyorum, Allah’ım ne olursun son bir mucizeni göster! Hz. Musa’yı,  Hz. İsa’yı, Hz. Muhammed efendimizi, Atatürk’ü, hepsini gerisin geriye yolla! Herhalde Hz. İsa’nın ilk işi Vatikan’ı yerle bir etmek olurdu.  Hz. Muhammed efendimiz herhalde önce bu sözde Müslümanım diyenleri yok ederdi. Atatürk inse Atatürkçülerin çoğunu yok ederdi herhalde! Çünkü bir sürü insan onların arkasına sığınıp öylesine rant elde edip, onları o kadar yanlış temsil ediyorlar ki! O yüzden çok zavallı buluyorum onları.

Sinan:  Tedirginlik duyuyor musunuz?

Cemil İpekçi: Hayır hiç duymuyorum! Hiç! Tehdit bile var biliyorsunuz… Evrende ne çağırırsanız o olur… Kader demeyeyim ama evrim teorisine göre doğduğunuz anda bazı ana başlıklar var, belli bir gün öleceğiz hepimiz. Hiç istemiyorum ama öleceğiz… Ölüm nedeniniz bir tuğla olabilir, su içerken boğazınıza kaçmış bir damla olabilir, kanser olabilir, araba kazası olabilir… Ya da birisi sizi öldürmüş olabilir?  Yani Azrail denilen o canavar bir şekilde çıkacak karşına! Ben korkularla yaşayamam!