Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan:  Türkiye’de kaldığın süre içinde karşılaştığın en büyük zorluk ne oldu?

MİGUEL: Bir yabancı için erkeklik sorunu Türkiye’deki en büyük sorun bence. Erkek arkadaşlarımla yaşadım bunu.

Sinan:  Maço kültür?

MİGUEL: Evet bu yüzden arkadaşlarımın %80’i kadın. Erkek arkadaşlarla anlaşamıyorum bir çok konuda.

Sinan:  Biraz örnek versene en zorlandığın ne oldu mesela? Çünkü bence bizde kadınların da erkeklerden daha az maço olduğunu söyleyemeyiz. Türkiye’de Erkekliği kadınlar pompalıyor bence.

MİGUEL: Ah evet çok haklısın. Akşam yemeğe gittiğinizde parayı senin vermeni ister. Sinemaya gittiniz onu eve bırakmanı isterler. Evet.

Sinan:  Böyle şeyler gözlemledin mi?

MİGUEL: Evet senden böyle şeyler bekliyorlar. Çünkü erkek olarak görmek istiyorlar. Eğer bunları yapmazsan kız arkadaşı gibi görür seni. Bunlar doğru. Ama Türk erkekleri yabancı erkeklere güvenmiyor bence. Biraz da problem bu…

Sinan:  Rakip olarak mı görüyor?

MİGUEL: Hem rakip olarak görüyorlar ama ben “demek ki özgüveni düşük” diye düşünüyorum. Bir korkusu var. Türk erkek sık sık maço rolü oynamaya mecbur hissediyor kendisini ve bunun için seninle ilişki kurarken zorlanıyor. Ben maço olmamaya çalışıyorum. Bu nedenle de Türk erkekleri ile paylaşacak fazla bir şey bulamıyorum. Çünkü onlar eğer benimle bir şeyler paylaşmak isterlerse öncelikle maço dillerini değiştirmek zorunda kalacaklar. Bu yüzden çok fazla erkek arkadaşım olamıyor.

Sinan:  Bana şunu anlat lütfen. Bir Türk erkeği ve İtalyan erkeği arasında ne fark var? Ahmet bir Türk erkeği, Miguel bir İtalyan erkeği… Ahmet ile Miguel neden anlaşamasın?

MİGUEL: Mesela duyguları yok?

Sinan:  Anlamadım? Kimin? Türk erkeğinin mi duyguları yok?

MİGUEL: Hayır, duygular yok değil. Duyguları göstermeyeceksin. Çünkü duyguları göstermek zayıflık olarak görülüyor. Korkularını, üzüntülerini göstermeyeceksin.

Sinan:  Onu zayıf gösterecek şeyleri göstermek istemiyor?

MİGUEL: Evet istemiyor. Bu konuları konuşmak, duygularını paylaşmak istemiyor. Çünkü erkek! Bu konulardan bahsederse erkekliği zarar görür diye düşünüyor. Ben duygularımı paylaşmaya kalkıştığımda ise onlar için ben kadın gibiyim…

Sinan:  Tam erkek değilsin yani onlara göre? Böyle bir şey yaşadın mı burada gerçekten?

MİGUEL: Eve ve bu nedenle de erkek arkadaşlarla olan ilişkiler konusunda umudumu neredeyse kaybettim. Erkek arkadaşım çok az. Çok yakın birkaç arkadaşım hariç yeni erkek arkadaşlarla ilişki kurmayı denemiyorum bile. Böyle bir his oluştu bende.

Sinan:  Peki kadınlarla?

MİGUEL: Kadınlar da maço kültürünü yansıtıyor. Fark etmiyorlar ama aynen erkeği yansıtıyorlar. Fakat o tür maço erkeklerden de bir kaçışları var.

Sinan:  Hiç Türk sevgilin oldu mu?

MİGUEL: Evet.

Sinan:  Bir Türk kadınla sevgili olmak nasıl? Bir İtalyan kadınıyla sevgili olmak ile bir Türk kadınıyla sevgili olmak arasında bir fark var mı mesela?

MİGUEL: Hımmm… Birlikte olduğum kadın bence Türk kadınlarını temsil edecek tipte biri değildi. O yüzden genelleme yapmak doğru olmayabilir.

Sinan: İtalyan sevgilinle Türk sevgilin arasında nasıl bir fark vardı? Biri daha mı bağımsızdı mesela? Beklentisi mi yüksekti? Biri daha mı iyiydi? Duygularını daha mı iyi ifade ediyordu? Kültür farkı yaşadın mı?

MİGUEL: Hayır kültür farkı yaşamadım. Bu kızın sorunları vardı. Kısa sürdü ve bitti. Üç ay kadar bir şey… Ama kendi kültürel sorunlarını aşmış biriydi. Sorunlarının Türk olmaktan kaynaklandığını hiç düşünmedim. Bireysel sorunlardı. Ailesiyle sorunları yoktu mesela. Ben de rahattım onunla görüşürken.

Sinan:  Arkadaş gruplarını düşündüğünde durum nasıl peki? Sadece Türklerden oluşan bir grupla, sadece İtalyanlardan oluşan bir grup arasında fark var mı sence?

MİGUEL: Türk arkadaşların bir grubuna hiç katılmadım. Her zaman karışıktı. Türkler ve değişik milletlerden insanlar bir aradadır hep.  Ben sadece bir milletten olan arkadaş gruplarını sevmiyorum.

Sinan:  Birebir ilişkilerde farklılık var mı peki? Örneğin bir Alman, İtalyan arkadaşınla ya da Türk olan arkadaşınla olan diyaloglarında nasıl farklılıklar görüyorsun? Hangisi daha açık fikirli, hangisi daha iyi empati kurabiliyor, hangisi daha sıcak, cömert?

MİGUEL: Tabi Türkler daha farklı. Ama iyi anlamda… Mesela 5 yıldır burada oturduğum halde hâlâ misafirim, çok cömert davranıyorlar. Mesela hesabı ödemek istiyorlar. Misafirim ya onlar için?