Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Çok yayıldık. Şöyle bir Türkiye’ye dönüp tamamlayalım sohbeti. Türkiye’de her şeyin eskiye oranla daha konuşulabilir, görünebilir ve yaşanabilir olduğu söyleniyor. Katılıyor musun? 

Barbaros Şansal: Tam tersini düşünüyorum. Türkiye de her şey eskiye oranla daha bulanık, daha sisli, daha kirli, daha konuşulamaz, daha yasakçı, daha jakoben, daha müeyyideleri ağır hale geldi…  Sözde ileri demokrasi! Tam bir faşizm var Türkiye’de! 

Adam kayırma, görmezden gelme, hukuku kullanma, iftira, suiistimal, suçun cezasız kalması… Cürüm kötüdür ama adaletsizlik cürümden de beterdir. Kıbrıs’ta da belki oluyordur zaman zaman adam kayırma ama kanun önünde herkes gerçekten eşit. Bakan, ifade vermeye gider mahkemeye Kıbrıs’ta. Bu da bana yeter. Türkiye’de böyle bir şey yok. Hakaretin, nefret söyleminin, nefret suçunun bir cezası yok Türkiye’de… Akit Gazetesi hakaret edebiliyor ve ceza almıyor ama ben “sütü bozuklar, çocuklara bozuk süt içirdiler” dediğim için 11 ay hapis cezası aldım Türkiye’de. 80 öncesi çok daha özgürdü Türkiye. Homofobi, kadına şiddet, tecavüz… Her şey var… Türkiye’nin kendisi de medyası da özgür değil. Yazı yazan işten atılıyor. Tweet yazan işten atılıyor, işten atamazsa soruşturma açılıyor, olmadı hapse atılıyor. Benim 300 tane kamera kayıttayken, kapımın önünde dövülmem faili meçhul ama insanlar bir Tweet ile hapse girebiliyor.  Suç arttı. İstanbul’da oturduğum evin her tarafı kameralar, dikenli teller, alarmlar… Metris cezaevinde gibi hissediyor insan. Hayır hayır, Türkiye’de hiçbir şey ileri gitmiyor. Aksine hiç olmadığı kadar geriye gitti, gidiyor. 

Sinan- Ulvi: Keyifli bir sohbet oldu bizim için. Çok teşekkür ediyoruz.

Barbaros Şansal: Ben teşekkür ediyorum. Kıbrıs’ta görüşürüz artık… 

BİTTİ