Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Buralardan uzaklaşıp Kıbrıs’a yerleşme kararınızın bütün bunlarla ilgisi var mı? 

Barbaros Şansal: Yıllardır gider geliriz Kıbrıs’a, çok severim zaten. Bir gün Yıldırım Bey Kıbrıs’ta takside giderken “Valla ben çok yoruldum artık. Kıbrıs’a yerleşmek istiyorum. Var mısın, ne dersin?” dedi. Tamam dedim. Ve kararı uygulamaya geçtik. 

Sinan: Bu kadar kolay yani?

Barbaros Şansal: Bu kadar kolay! Ama iyi ki tamam dedim. Zaten hiçbir kararımı öyle uzun uzun düşünerek vermemişimdir. Çok doğru bir karar vermişim. Kıbrıs’ı seviyorum. Biliyorsun bütün otellerin sahipleri ahbabım ama oralara gittiğim yoktur. Kumar oynamam, karşıyım da zaten. Bana kızıyorlar hatta, casinolar kapatılsın dediğim için. Kıbrıs’ta tanıdığım insanlar, zor günümde yanımda duran insanlar… Beni hiç tanımadığı halde sokakta durdurup sohbet eden insanlar. Tanıdıkça daha da çok seviyorum ve doğru karar verdiğimi her seferinde daha iyi anlıyorum. Belki çok yüksek, çok rafine bir gusto yok. Belki çok daha naif bir yaşam biçimi var. Ama taşıdığım bilgi birikimini ve kültürünü armağan edip paylaşabileceğim bir toplum Kıbrıslılar… Kıymet biliyorlar. Bu bile benim kişisel devrimimin en önemli ateşleyicilerinden biridir. Burada herhangi bir söyleşiye, konferansa gittiğimde şehre sirk geldi gibi bakıyorlar. Direnişçi, eşcinsel, kışkırtıcı, ateist! Hep bir yafta ile bakıyorlar. Kıbrıslı bunlarla ilgilenmiyor. Onun umurunda değil ki böyle şeyler. Kıbrıslı, benimle ilgili, ne olduğumla değil… Hepsi sofrasını açıyor. Herkes evinin anahtarını verdi bana ya, kim yapar bunu? Arayıp hatır soruyorlar, senin için ne yapabiliriz diyorlar. Kıbrıs’ta bu kadar hoş görülü ve yaftasız bir kabul görmem zaten beni çok etkiledi. Sadece Türk kesiminden de değil, Rum kesimi de öyle… Ki düşman aslında birbirine. 

Sinan: Yıldırım Mayruk burada sonuçta bir marka… Kıbrıs’a yerleşme kararı markayı nasıl etkileyecek?

Barbaros Şansal: Markamızı kapamıyoruz ki? Devam ediyor. 27 çalışanımızla büyük bir kurumuz. Şimdi yildirimmayruk.com geliyor. Ev tekstiline giriyoruz. Üç segmentte; loft, rezidans ve konak! Bir de out-door girecek, bahçe- balkon girecek yaza. Hem online hem de Kıbrıs’ta bir mağaza planlıyorum. Kendi koleksiyonlarımızı hazırlıyoruz. Havlu, bornoz, uyku setleri, yatak takımları vs. Yıldırım Mayruk imzasını taşıyacak bu koleksiyonun fiyatlarını da uçuk tutmayacağız. Yine en kaliteliyi, en makul fiyatla alabilecek insanlar. 25 Kasım’da lansmanını yapacağız. 

Sinan: Senin rolün nedir burada? 

Barbaros Şansal: Bütün bunların hemen hepsini ben yaptım. Türkiye’nin dünyaya ürün yollayan en iyi firmalarıyla çalışıyorum. İlk defa erkeğe özel ev tekstili tasarlandı. Bir erkeğin de rahatlıkla online olarak girip beğenerek satın alabileceği koleksiyonlar. Lacivertler, griler… Yani bir erkek niye çiçekli böcekli çarşaflarda yatmak zorunda olsun? Çok beğenileceğini biliyorum. 

Sinan: Kıbrıs’a gittim, tempoyu düşürüyorum yok yani? Aksine tempo yükseliyor sanki?

Barbaros Şansal: 25 Kasımda büyük bir defileye hazırlanıyoruz ama sonrasında daha keyfe keder çalışacağız. Randevularımızı ona göre ayıracağız. Ayda bir hafta geleceğiz Türkiye’ye. Provalarımızı yapacağız, teslimlerimizi yapacağız, üretim devam edecek. 5 artı 3 yıllık bir zaman diliminde  yavaş yavaş olacak her şey. Eğer planladığımız gibi giderse de 2016, 2017 gibi Kıbrıs’ta eğitim kurumunu da faaliyete geçireceğiz. Uluslar arası bir eğitim kurumu o çok güzel bir proje... Bir de Gusto Cypro diye ayrı bir siyasi projem var. Bu Doğu Akdeniz’deki 7 ülkeyi kapsayan bir proje. Belçika’da dosyası kabul gördü onun, başlıyor. Sadece Kıbrıs’ın sorunlarının bitmesini bekliyoruz artık. O da bitmez ayrı konu tabii. İnşaatım başladı, Karmi’de bir ev yapıyoruz. Ertuğ Ertuğrul ile çalışıyoruz, güzel bir ev planladık kendimize ve dostlarımıza göre. Eh  emekliliğimi de aldım. T.C. bana 32 yıllık çalışmamın sonucunda 940 lira bir maaş bağladı. Allah razı olsun, Allah tuttuklarını altın etsin. Onun dışında da böyle bir süreçte de biraz uzakta kalıp hayatta kalmak ve bu kaosun içinde kirlenmeden biraz uzakta durmak istiyoruz… Bize ihtiyaç olduğunda biz her zaman yine bu vatanın neferleriyiz. İhtiyaç olduğunda geri döner ipin ucunu tutarız. Ama şu an ne kalbim ne düşüncelerim T.C. için bir şey yapma taraftarı değil. 

Sinan: Okulu niye Türkiye yerine Kıbrıs’ta düşündün? 

Barbaros Şansal: E isteyen, parası olan gelsin okusun kardeşim. Bende Barbaros Şansalım yanı. Bugüne kadar hep amme hizmeti! Yüzümüzün yumuşaklığından donumuzun ağı kurumadı. Gelen vurdu giden vurdu. Ama bak hâlâ bakirim! O ayrı!