Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Peki o zaman madem buraya girdik devam edelim. Barbaros Şansal’ın cinsel kimliği çok ön planda. Herkes tarafından biliniyor… 

Barbaros Şansal: Ben kendim söyledim zaten. Biliniyor ama bak, hiç bir erkekle de resmimi görmediniz. 

Sinan: Ha ha ha bak o da ayrı bir şey tabii… Onu da ben çok merak ediyorum… 

Barbaros Şansal: Sana ne? Aynı tiplerden hoşlanmıyoruz ki?  

Sinan: Baktım çünkü google amcadan.  Kurcaladım biraz, ne çıkacak diye ama… 

Barbaros Şansal: Göremezsin. Hiçbir şey çıkmaz. 

Sinan: Karda yürüyüp izini belli etmeyenlerdensin. 

Barbaros Şansal: Yooo? Ben çapkın adamım kardeşim… 

Sinan: Tamam onu deşmeyeceğim fazla, anladım. Hemen değiştiriyorum konuyu.  Cinsel kimliğinle bağlantılı olarak, küçük yaştan itibaren nasıl bir serüven yaşadın? 

Barbaros Şansal: Ya Killing modaydı o zamanlar.  Foto roman. Ben hep Diana olmak isterdim Hiç Killing olmak istemezdim mesela. Evcilik oynardık ben anne olmak isterdim. Doktorculuk oynardık ben hemşire olmak isterdim. Herkes Tommiks okurdu, ben Tina okurdum. Benim bebeklerim vardı. Yani sonradan olunan bir şey değil ki bu? Doğuştan gelen bir şey… Geni de var, yapısal bir şey… Yaradılıştan gelen bir şey… Hiçbir zaman cinsel yönelimimden dolayı bir kompleks yaşamadım. Ve hatta bir röportajda Sabah gazetesinde “renkliyim, geyim” dediğimde bir emniyet müdürü arkadaşım telefona sarıldı hemen, “neden söyledin” dedi. Kırıştırıyorduk da… “Seni söylemedim ki salak”. Bana ne emniyet müdürüysen. Sonra bir gün, Okan’ın programında tartışma çıktı. Bir tane mütedeyyin psikolog arkadaş var, bir magazinci var, Okan var… Artık çok geyik oldu sıkıldım ben, boş konuşuyorlar. Programın adı da hiç unutmuyorum “Sanatta heteroseksüelliğin tahtı sallanıyor mu?” Daha ben yayına gittiğimde “Okan bu ne biçim isim? Bunun adı sanatta homoseksüeller iktidarda mı olmalıydı” demiştim zaten. Okan da olur mu yahu, homoseksüel falan diyemeyiz dedi. Neyse yayın esnasında bir tane tweet geldi. Okan’ın da hoşuna gitti tabii, provoke edecek ya, okudu hemen tweeti:  “oradakilerden kaçı ne olduğunu söyleyecek kadar delikanlı?” deyince. “Beeeen!” diye atılıverdim.  Okan hemen kesip “dur bir dakika, şimdi değil, şimdi değil” dedi. Deli! araya reklam mı alacaksın? İşte patlattık, TT yaptık! Anacım biz 5 kişiyiz, birbirimizi biliriz. Anayasamızda eşcinsellik suç değilse ve bu ülkenin en büyük yıldızları Zeki Müren ve Bülent Ersoy ise konuşulacak konu yoktur! 

Sinan: E ama Zeki Bey eşcinselliğini hiçbir zaman kabul etmedi. Hatta bir çok kadının kendisinden çocuk aldırdığını anlatarak övünürdü?

Barbaros Şansal: Zeki bey benim çok eski ahbabım. Beraber yüzmüşlüğümüz var, her gece sabahlara kadar Firuze dinlemişliğimiz var Cavit Kılıç’ın barında,, Valentino’da. Canım ne olacak Bülent Ersoy’u da biliyorsun. Beklenen Şarkının çakmasını Türker İnanoğlu’nun eşi Gülşen Bubikoğlu ile çekti. Zaten Fatih Ürek de ağa kemerini takıp Kırkpınar ağası oldu. Bizim kuşum Aydın da evlenecek kız arıyordu. 

Sinan: Peki eşcinselliği çıkardığınız zaman Barbaros Şansal dan ne kalır? 

Barbaros Şansal: Eşcinsellik Barbaros Şansal’ın artısı eksisi değil ki? Yani bana garip geliyor böyle bir soru? O sadece popomla ilgilenenler için geçerli. Onların aklı da o kadar zaten. Devam etsinler bokumda boncuk aramaya! Ben çok mutluyum. Ama bak ne var biliyor musun? Ben bu toplumda edindiğim yeri eşcinsel kimliğimle edinmedim. Ben kariyerimi, tüm edindiklerimi edindikten sonra, 50 yaşında çıkıp eşcinsel olduğumu söyledim kamuoyunda…  Gerçi eşcinsel olduğumu da zaten herkes biliyordu o ayrı.

Sinan: Çok zeki bir adamsın. Birikimlisin. Sana vurmak istediklerinde direkt cinsel kimliğinden giriyorlar lafa… 

Barbaros Şansal: Ama vuramıyorlar oradan. Çünkü toplum benim cinsel yönelimimle hiç ilgili değil.  Vurmaya kalkanlar ise paçavra zaten. Her gittiğim yerde, herkes çocuğuyla eşiyle birlikte resim çektiriyor benimle. Evli barklı insanlar beni evlerinde konuk ediyor. Çevremde eşcinsel arkadaşım hemen hemen yok gibidir, dikkat et. Heteroseksüel, kelli felli, düzgün insanlardır benim arkadaşlarım. Dünyanın neresine gidersem gideyim böyledir. Yani ben Paris’e gittiğimde de eşcinsel barında değilim ki?

Sinan: Bu “Terzi Yamağı” ibaresindeki ısrar niye? 

Barbaros Şansal: Terzi yamağı? Yamak işte! Açılımını yapınca ne çıkıyor biliyorsun. “Y” ama “K”… Yamak ama koyar. 

(Bunu öyle bir yüz ifadesi ve edayla söyledi ki, tahmin edeceğiniz gibi uzun süren bir gülme krizine girdik)

Barbaros Şansal: Nokta! Ulvi sen devam et bu gülme krizine girdi!