Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Sinan: Bu röportaj da kavgaya neden olacak. Niye bu kadar kavgacı bir adamsın ya?

Barbaros Şansal: Değilim aslında, bak beni öyle yansıtma, ben Panter Emel değilim! Onlar benimle kavga ediyor. 

Sinan: Yapma Allah aşkına, bu kadar insan herhalde akşam yatıp, sabah ne yapsam da Barbaros’la kavga etsem diye kurmuyor kendi kendine? 

Barbaros Şansal: Şimdi iki tip insan var biri şey gibi, Türkiye’de meşhur olmak istiyorsan birilerine bulaşacaksın.  İşte sinemacı olacaksan Türkan Şoray’a bulaşacaksın. Hülya Avşar gibi. Modacı olmak istiyorsan da Yıldırım Mayruk ve bana bulaşacaksın. En popülere bulaşılarak meşhur olunuyor ya bu ülkede? Yani bak, Tuğba Ekinci’nin attığı tweet gibi. 

Sinan: Pardon, Bülent Ersoy da meşhur olmak istemiyordu herhalde? Ondan ne istedin? 

Barbaros Şansal: Bülent Ersoy benim 45 yıllık arkadaşım. Paramı ödemedi kavga ettik. Geçen gün televizyonda da söyledim. Dernekten attılar beni o tartışma yüzünden. Atsınlar! O dernek nasıl kuruldu? Burhan Kuzu beyefendi bunlara “yeni anayasa yazılmasına yardımcı olacaksınız” deyip kurdurdu. Bunlar da inandılar. Aha Belgin Çelik hayatta git sor, Ankara da. “Siz dalga mı geçiyorsunuz? Ne anayasası?” dedim ben bunlara. “Aa, bize görev verdiler, eşcinsel haklarını yazacağız yeni anayasaya” dediler. Akşam peruğu takıp Ayrancı’ya çıkıyorsunuz, ne hakkı? Sana devlet bir tane oda, iki tane makam masası verdi diye sen kendini müdür mü zannettin yani. Neyse dernek meselesi mühim değil de, Bülent benim paramı ödemedi. Bir de kalktı laf etti, o başlattı yani. “Ben onu sesimle gömerim, küreğimle döverim” gibi laflar. İnşaat amelesi misin ayol sen? Assolist bir hanımefendisin! Ne biçim laflar o laflar? Bir kadının ağzına yakışır mı? Sinirlendim ben de. Kameralar takip etti, yanımda da Hollandalı bir avukat arkadaşım var, hanım. “Bak, ben kamburlarımı zımparalamadım, benim mavi nüfus kâğıdım duruyor” dedim. Eşcinsel kavgası da böyle olur kardeşim. Ne diyecektim yani, “ağzını burnunu kırarım” mı diyecektim? “Koyarım, sokarım” gibi lafları da sevmem,hiç hoşlanmam öyle laflardan. Neyse, sonra geldi zaten, dikiş diktirdi yine.

Sinan: Ha ha ha! Bu sefer parayı aldın mı bari?

Barbaros Şansal: Aldım! Kavga ederek aldım hem! Kapıya geldi, şoförü şoförüme verdi parayı. Kendi de arabada oturdu. Al işte bunu da aynen yaz! 

Sinan: Allahım ya! Her halde en korkulan adamlardan birisisin? Herkesin kirli çamaşırını biliyorsun? 

Barbaros Şansal: Ne yapayım? Onlar da ortada bırakmasınlar donlarını abi !

Sinan: Yapma… Biraz da meraklısın? 

Barbaros Şansal: Hiç merak yok! Vallahi yok!  Çok gezen tavuk, çok bok getirir. Önümde oluyor her şey ayol. Elimde değil ki? Ben bakmam, görürüm. Bakmak başka bir şey. Ben görürüm. Fotografik bir hafızam var, hiçbir şeyi unutmam.

Sinan: Biraz da kulağın delik galiba? 

Barbaros Şansal: E Çok sağlam arkadaşlarımız var tabii… Yani her kademeden insan var. Neticede nüfusun %7’si eşcinsel, hepimiz birbirimizi tanıyoruz. Bizim networkümüz çok kuvvetlidir. Ben her zaman bunu açık açık söylerim. Geçen gün Tahir Sarıkaya benim hakkımda atıp tutan adam.  Geldi, Beyoğlu’nda buluştuk, resim de koydum twettere. Ağabey ne olur engelimi kaldır diyor bana.