Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Şenol ErdoğanYıllardır Şenol ile her buluşmamızda mutlaka şuna benzer konuşmalar olurdu; “abi şu metni okudun mu?”, “bro bak ne buldum, muhteşem”  -ki aynı şekilde yüzlerce e-posta vardır sanırım Şenol’la karşılıklı pota kutularımızda. Bizimki sadece bilgi açlığı ve elde olanın hemen vakit kaybetmeden ilgili dostlarla paylaşma isteğiydi, üstelik sadece ikimiz arasında da değil. Sevgili dostum, ortağım Özgür Uçkan’ı kaybetmeden önce de benzer bir süreç aramızda çok uzun yıllar yaşandı. Gerek çıkış alınmış kâğıtlar, gerekse e-postalar olarak. Çoğu kısa, makale tadında kenarda köşede kalmış, gün ışığına çıkmamış ve ağırlıklı olarak İngilizce metinler olurdu. İçlerinden görece kısa olanları zaman içerisinde ancak Underground Poetix’in içerisinde kendilerine yer bulabildi… Ta ki günün birinde Şenol, Murat ve Deniz bu metinleri “Sub” ismi altında “risale”ler olarak basmaya karar verene dek. İlk çıkan kitabımsı yayınlardan kendi aramızda ne diyeceğimizi bilemediğimizden “şey”, “nesne” gibi isimlerle bahsediyorduk. İlgilisi için gerçek “arzu nesneleri”… Çok kısa sayılacak bir süre içerisinde “Sub” birçok önemli metni çevirip yayınlayarak Türk okurlar ile buluşturdu. “Sub” bugün artık rüştünü ispat etmiş, kimlik sahibi eski ama yeni bir yayınevi artık. Dolayısıyla sormadan edemezdim ve yakalayıp sordum…

“Sub” deyince çok ama çok genç yaşta kaybettiğimiz Kerem’den de bahsetmeden olmazdı, anısı bizde yaşadığı gibi her yayında yaşıyor, yaşamaya devam edecek, detayları ise röportajın içinde Şenol’dan dinlemek en doğrusu olacak benim yerime…

Kütüphanemde özel bir yere sahip “Sub” şeyleri ve her ay yeni ne çıkacak diye merakla bekliyorum…

Röportaj: Ulvi Yaman, İstanbul, Mart 2017

Fotoğraflar: Şenol Erdoğan/ Murat Aslan Arşivi