Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Bir zamanlar İstanbul'un emekçi nüfusunun yoğun olduğu Kartal'da "işçi tiyatrosuna" dönüştürülen eski bir kayıkhanede başlıyor öyküsü Müfit Can Saçıntı' nın. 80'li yıllar... Bizim tanışıklığımız da 80'lerin ortasına dayanıyor. Zamanın Basın Yayın Yüksek Okulu'na... Darbe sonrasının o karanlık yıllarına... 

Bizim tanışıklığımız 80'lerin ikinci yarısına denk düşüyor. Uzun sohbetimize ortak olurken satır aralarında zaten farkedeceksiniz; bu bir anlamıyla geçmişe doğru bir yolculuk, bir özlem giderme oldu bizim için.

Müfit Can Reportare'nin dördüncü konuğu... Çünkü o hayatı boyunca küçük harflerle konuşmayı seçmiş, tevazuyu şık bir giysi gibi taşımayı becermiş bir "adam"... Alçak gönüllülükle dik duruşu ustaca harmanlamış bir "adam"... Yıllardır medya ve sanat dünyasının içinde ekmeğini kazanırken sağa sola yalpalamamaya, duruşunu bozmamaya özen göstermiş bir "adam"...

Sevenleri onu "Aranan Adam" olarak da hatırlıyor. Bu bir tesadüf olmasa gerek... Zira kendine has kişiliğiyle Müfit Can gibi adamlar, günümüzde gerçekten mumla aranıyor...

Onu biraz daha yakından tanımanızı istedik. Bu yüzden üşenmedik, kalktık taaa Moda'lara kadar gittik. Bizi sevgili eşi Çiğdem, şeytan çekiciDuru (o ayrı bir karakter! acaip şeyler yazdığı kişisel bir blogu var) ve iki kedisiyle sıcacık evinde ağırladı. Biz bu sohbetten çok keyif aldık. Bakalım siz de aynı keyfi paylaşacak mısınız?...

Başlığımız dikkatinizi çekmiştir: "Kaçın Sakırmayın!"... Aranan Adam'ın unutulmayan anonslarından biriydi bu. Biliyoruz, hayat gailesiydi, şık şıkırdım dizilerdi şuydu buydu, uzun röportajları okumak biraz zaman ve zahmet istiyor... Ama biz yine de ısrarla tavsiye ediyoruz: Bu röportajı KAÇIN SAKIRMAYIN!