Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Zihni SinirBenim kuşağım Oğuz Aral’ın efsanevi Gırgır Dergisi ve onun her biri yeni ufuklar açan karakterleriyle büyüdü. Zihni Sinir o karakterler arasında çok özel bir yere sahipti. En karmaşık ihtiyaçlar için en basit çözümlerle karşımıza çıkan Zihni Sinir, bizleri mizahla yaratıcılığın iç içe geçtiği çok farklı bir düşünce dünyasına davet ediyordu. Zamanla tüm karmaşık sorunlara bulunan basit çözümler için “Zihni Sinir projesi” ifadesini kullanır olduk. Gırgır’ın çok geçmişte kaldığı bugün, karikatürlerini görmeyenler bile Zihni Sinir’i hiç değilse “ismen” tanıyorlar.

Zihni Sinir’in yaratıcısı İrfan Sayar ile Kadıköy Yeldeğirmenindeki Tik Tak Cafe’de buluştuk. Randevumuz saat 10:00 da olmasına rağmen, 09:45’te cafeye geldiğimizde İrfan Bey çoktan gelmiş, ikinci çayını yudumluyordu.

Oldukça sakin bir ses tonuyla konuşan, hani eskilerin deyişiyle gerçek bir İstanbul beyefendisi İrfan Sayar. Kafasındaki karmaşık konuları, karşısındakine mümkün olan en basit cümlelerle anlatmaya özen gösterirken hayli mütevazı. 1977’de başlayan Zihni Sinir serüvenini bütün heyecanıyla sürdürüyor. Çocuklara karmaşık teknolojileri basit anlatımlarla aktarmaya, yaratıcılığı harekete geçirmeye dönük yeni projelerin peşinde.

İrfan Sayar ile Zihni Sinir’i ve Türkiye’de yaratıcılığın geliştirilmesinde karşılaşılan zorlukları konuştuk. Zihni Sinir’i ve yaratıcısı İrfan Sayar’ı biraz daha yakından tanımak isteyenlerin seveceğini umduğumuz uzun bir sohbete hazırsanız, alın çayınızı kahvenizi, buyurun sohbete…

Keyifli okumalar…

Röportaj: Sinan Dirlik

(Yayına hazırlamamıza katkıda bulunan Edibe Buğra’ya teşekkürler)