Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Şahane bir adam Orhan Topçuoğlu. Perküsyoncu, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası sanatçılarından ve bir sinema sevdalısı... İstanbul ile epeydir "arası açık" olan gerçek bir İstanbul Beyefendisi. Yıllarca Türkiye'nin müzik ve sinema sanatını şekillendirmiş isimlerle birlikte çalışmış, emek vermiş olmasına rağmen son derece alçak gönüllü...

Alçak gönüllü dediysek öyle pısırık falan değil. Kendi alanıyla ilgili konularda konuşurken o "mülayim İstanbul beyefendisinin" nasıl kükreyen bir aslana dönüştüğünü gördük... Zaman zaman "bunu yazabilir miyiz?" diye sormak zorunda kaldığımız uzun sohbetimizi okurken  sizin de aynı hisse kapılacağınızı düşünüyoruz.

Onunla sohbet, sörf yapmak gibi bir şey! Öfke ve telaştan eser olmayan sözcükleri, dinginlik ve zerafetle akıyor adeta. Ama sohbetin en usul anında gözlerinde beliriveren muzip oğlan çocuğu bakışlarıyla silkiniyorsunuz. Oyuna küsmüş ve olup bitenleri bir duvar üstünden izlemeyi seçse de içi kıpır kıpır bir oğlan çocuğu...

Bizi Kızıltoprak'taki sevimli evinde ağırladı, tam beşbuçuk saat boyunca ardı arkası kesilmeyen sorularımıza sabırla yanıtlar verdi. Söylemesi ayıp, kendi elleriyle hazırladığı "Cafe du Paris soslu" bonfile ikram etti. Topçuoğlu ile harika bir sofra, güzel şaraplar, onun seçtiği müzikler eşliğinde uzun bir röportaj yaptık... Yediğimiz içtiğimiz bizde kalacak, biz sohbetimizi paylaşacağız...