Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Belma FıratDeniz kenarında durup yeryüzü toprağına içinde biriktirdikleriyle vuran dalganın gücü onu algılayışınızdaki görüntüyle anlamlıdır. Ya dalganın sesinden ürküp bir adım geriye çekilirsiniz ya parmaklarınızla suyun toprakla birleştiği yeri yoklarsınız ya da annenizin karnındaki koyu ve bilinmez dünyanın içinde tekrar varolmak istercesine geri çekilen dalgaya eklenip denize karışırsınız. Hakikat, denizin kenarında vereceğiniz bu kararın ardında akan zamanın dalgalar boyu gücüdür. 

“İnsanı içine çeken sessiz, yüklü, karanlık uzam. Çeperi soğuk, yosunlu ve nemliydi. Buraya hakikatin kuyusundan bir nebze olsun anlam çekmeye gelmişti. Dimağında iyisiyle kötüsüyle binlerce şiir, hikaye…”

Belma Fırat, Kuyuda kitabındaki öyküleriyle hakikate itirazını net ve dolaysız ortaya koyuyor. “Hakikat sessizlikte çınlarken”, tıpkı dalgalar gibi, bir kuyunun içinde kendi sesiniz yankılanıyor. Mitoloji ve rüyalarla beslenen, yaşanan katliamları ve ölümleri, kireç kuyularını, öldürülen çocukları hatırlatan, kadını, aşkı, beklentileri ve beklenenleri anlatan öyküleriyle Belma Fırat, sizi kuyunun derinine bakmanız için söze ve anlama ortak ediyor.

Biz, Kuyuda üzerine konuştuk. Keyifli okumalar…

Röportaj: Funda Dörtkaş