Reportare

Menü

Kategoriler

Arama

Betül Kanbolat ile Masallar, Çocuklar ve Kitaplar Üzerine...

2016-10-02 04:23:19

Bir çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimini sağlayabilmesi için kitapla olabildiğince erken temas etmesinin ne derece önemli olduğunu hepimiz biliyoruz. Kitaplar çocuğun bilgi dünyasını genişletir ve böylece duygularını ve düşüncelerini daha iyi ifade etme yetenekleri gelişir. Yani masallar ve hikaye kitaplarının içindeki figürler ve mesajlar çocuğun öğrenme sürecinde önemlidir. Betül Kanbolat, kendi çocuklarına anlattığı hikayeleri kitaplaştırıp onları tüm çocukların okumasına imkan sağlayan bir yazar. Ayrıca öyle başarılı bir hikaye anlatıcısı ki, kitapları anlatımında dile geliyor adeta.  Sevgili Kanbolat ile kitaplar, çocuklar ve hikayeler üzerine konuştuk.

Röportaj: Defne Canberk

Kendisiyle ilgilenen bir ana-baba ile evinde okuyabilecek bol kitap bulan bir çocuk, yoksul sayılmaz.

                                                                                                                                           Sam Levenson

Defne Canberk: Sizi sosyal medyada sürekli üç dünya güzeli oğlunuzla ya da başka dünya güzellerine anaokullarında hikaye anlatırken görüyorum ve her paylaşımınızda içimi bir huzur kaplıyor.  Anladığım kadarıyla evde çocuklarınıza anlattığınız hikayeleri kitaplaştırdınız. Bu fikir nereden aklınıza geldi?
Betül Kanbolat: Öncelikle çok teşekkür ederim... 2008 yılında anne oldum. Oğlum henüz bebekken ona kendi şiir kitaplarımdan dizeler okurdum. Bunun ayrı bir sesleniş olduğunu farkettiğini gözlemledim. Ona sesli okuyabileceğim çocuk kitapları arayışına girdim. Harika kitaplarla tanıştım. Aldım, önce kendim okudum, sonra ona okudum. Bazen de sayfalarını karıştırarak kitaplarla yalnız vakit geçirmesini sağladım. Bu süreçte her anne baba gibi uyumadan önce masallar anlatıyorduk ona. Eşimin anlattığı ve  ilgisini çektiğini farkettiğim Kel Tilki'yi yazıya dökmeye ve bir hatıra kitaba dönüştürmeye karar verdim. Kitabımı değerli çocuk kitabı çizeri Ferit Avcı resimledi. Zeta Yayınları yayınladı. Kitap çocuklarca sevilince anlattığım diğer öyküleri de yazıya döktüm ve duygu ortaklığı kurduğum genç çizer arkadaşlarım Melis Coşkun ve Ege Can sayesinde onlar da ete kemiğe büründü. Bu süreçte ikiz bebeklerim dünyaya geldi. Üç çocuğum sayesinde kitaplığımız yüzlerce çocuk kitabıyla zenginleşirken ben de Yüzen Kelebek,Sinirli Karga, Rada ve Şakacı Şövalye ile onların Hayal Kitaplığına katkı sunma şansına eriştim. 
Defne Canberk: Okul öncesi çocukların kitaplarla haşır neşir olmaları, hayal dünyalarının gelişmesi açısından çok önemli. Çocuklar erken yaşlarda kitapla tanışınca neler kazanıyorlar, sizin gözlemleriniz nelerdir?
Betül Kanbolat: Hissettiğim ve deneyimlediğim odur ki kitapla erken tanışan, sözcüklerle erken haşır neşir olan çocuk hayata daha kolay hazırlanıyor. Dil gelişimi ve sosyal becerilerine katkı sunuyor kitaplar. Bunlardan farklı olarak sözcüksüz sessiz kitaplar muhteşem görselleriyle çocuklara farklı düşünme, yorumlama, kendi öykülerini hissetme ve anlatma becerisi kazandırıyor. Kitap seven, yanında kitap taşıma alışkanlığı geliştiren çocuk seyahatte, tatilde, herhangi bir yerde bekleme ve dinlenme anlarını daha verimli değerlendirebiliyor. Bu konuda çocuklara yarenlik edecek öyküsü ve oyunu iç içe olan harika kitaplar var. 
Defne Canberk: Türkiye’de çocuk kitapları sektörü ne durumda?
Betül Kanbolat: Ansiklopedi ve çocuk dergileri ile büyümüş seksenler çocuğu olarak diyebilirim ki o zamanlar hayal bile edemeyeceğimiz çeşit ve kalitede kitaplar artık var ve daha kolay ulaşılabilir durumda. İçerik her ebeveyn tarafından ayrı yorumlanabilir elbet ama her tür kitaba şans verilmesi gerektiğine,  çocuklarımıza kitapları şevkle okursak onlara ileride çok yönlü seçimler yapabilecek bakışı kazandırabileceğimize inanıyorum. Bir anne olarak eski yeni tüm çocuk kitaplarını olabildiğince yakından takip etmekteyim. Bir yazar olarak da çocuklara kitaplarımı sesli okuyarak onlara ilham kaynağı olma gayreti içindeyim. 
Defne Canberk: İyi bir çocuk kitabı nasıl olmalı?
Betül Kanbolat: Bu bir iki cümle ile cevaplanabilecek bir soru değil sanki? Ama olabildiğince betimser bir yorum yapmaya çalışayım :) Dışı (çocuğun yaşı ile uyumlu, yıpranmaya dayanıklı, cezbedici, öyküye davet edici), içi (duygusu, samimiyeti, okul öncesi çağ için çizim kalitesi, evrensel değerler ile yaratıcılığı harmanlayabilmesi, varsa oyunu, masaldan farklı ama massallardan ilhamla yine varsa tekerlemesi, dil zenginliği, temposu, ritmi, şarkısı) her birinin birbiriyle dengesi bir çocuk kitabının değerini artırıyor benim nazarımda. Türkiye'de artık yalnız çocuk kitapları satan, masal ve oyun atölyeleri düzenleyen harika kitapçılar var. Bu büyük kazanım. Dilerim büyük şehirlerle sınırlı kalmasın tüm illere yayılsın. Özel kitaplarla ve yerli/yabancı pek çok değerli yazarla sayelerinde tanışıyoruz.
Defne Canberk: Bir çok anaokulu ziyaret ettiniz, çocukların yeterince kitap okumalarına önem veriliyor muydu gittiğiniz kurumlarda? Hepsinin iyi kötü bir kitaplığı var mıydı mesela?
Betül Kanbolat: Bu güne kadar az sınıflı bölge kreşlerinden, anaokullarına, devlet okullarından, özel okul ve kolejlere pek çok okulda çocuklara kitaplar okudum. Okulların gösterdiği gayret göz ardı edilemez. Beni kendine hayran bırakan okul kütüphaneleri de oldu, zenginleştirilmesi gerektiğini düşündüğüm sınıf kitaplıkları da oldu. Tanıştığım ve sohbet imkanı bulduğum eğitimciler ile görüşlerimi her keresinde paylaştım. Okullardan önce çocuklara okuma alışkanlığı kazandırmanın yegane başlangıç noktasının aile olduğuna inanıyorum.
Defne Canberk: Sizinkilerin dışında en sevdiğiniz çocuk kitapları hangileri?
Betül Kanbolat: :) Hangi birini saysam. Öyle çok ki! Okul öncesi kitaplığımızda Behiç Ak, Ferit Avcı, Mevlana İdris, Filiz Özdem kitapları, Gökçe Gökçeer'in Pöti ve Dede'si, J.Donaldson kitapları, Anholt'un Sanatçılar serisi, olmazsa olmaz Pipkin, Karmelito, son dönemde Kübalı yazarların kitapları ve daha pek çok dünya masalı dönüşümlü olarak okunuyor evimizde. 
İlköğretim üçüncü sınıf öğrencisi olan büyük oğlumla da Gorki, Dostoyevski, Yaşar Kemal gibi büyük yazarların eserlerinden çocuklara uyarlanan kitapları karşılıklı birbirimize okuyarak hayata birlikte daha sancısız hazırlanmanın yollarını arıyoruz. Filiz Özdem çevirisiyle basılmış Silvana Tavano'nun  Nasıl Başlar? kitabı çok yalın ve bir o kadar şiirli felsefesiyle bende son zamanlarda ayrı iz bırakan kitaplardan biri...Doğan  Gündüz'ün Unutma Oyunu, Erdal Öz'ün Babam Resim Yaptı öykü kitapları da oğlumun duygu dünyasına yeni kapılar araladı. 
Defne Canberk: Çocuklarınıza en son hangi kitapları aldınız peki? 
Betül Kanbolat: Büyük oğlum (8 yaşında) meslek seçimiyle ilgili kitaplara ilgi gösteriyor son bir kaç aydır. Ek olarak İtalo Calvino'dan italyan masallarını zevkle okuduğunu gözlemliyorum. İkiz oğullarım (5 yaşında)  onlar uzayı, denizin derinliklerini, hayvanlar alemini merak içindeler. Bu merakı giderecek kitaplar alıyorum. 
Defne Canberk: Kitapları yazmanızın yanında bir de masal anlatıcılığı yönünüz var, bunun için bir eğitim aldınız mı?
Betül Kanbolat: Çocuklarıma masallar anlattım ama kendime masal anlatıcısıyım diyemem. Bu konuda çok donanımlı  ve etkileyici masal anlatıcılarıyla tanışma şansım oldu. Benim yaptığım, sanırım fotoğraflarımdan da size yansıyan ve her geçen gün geliştirmeye gayret gösterdiğim şey "Yaratıcı, Sesli Kitap Okuma" Her kitabın, her içeriğin doğru vurgularla ama en önemlisi inanarak ve heyecanla okunduğunda çocuklara dinletilebileceğini, kimi çocukların kitaplarla arasında oluşmuş kalın buzları eritebileceğini düşünüyorum. Zevkle ve istekle çocuklara kitap okuyorum. Sesim, hislerim, jest ve mimiklerim, giysilerim ile kitabı canlı bir anlatıya dönüştürme çabası içindeyim. Dilerim karşılık buluyor ve çocuklara kitapları sevdiriyordur bu çabam. 
Defne Canberk: Şu an piyasada kaç kitabınız var ve adları neler?
Betül Kanbolat: 1 Öykü 1 Bilgi 1 Oyun serisi olarak basılan 
Kel Tilki, Yüzen Kelebek, Sinirli Karga, arkadaşımın oğlu Janbaras'ın 3-5 yaşları arasında çizdiği resimlerden seçki yaparak seçki üzerine öykü yazdığım Rada ve Şakacı Şövalye İle birlikte henüz dört kitabım çocuklarla buluştu. Beşinci kitabım Rada ve Kedili Kral yayına hazırlanmakta. 
Defne Canberk: Betül Kanbolat anneliğin ve kitap yazmanın dışında neler yapar?
Betül Kanbolat: 2009 yılından bu yana Haberci Yapım'da Kurumsal Projeler Yöneticisi olarak çalışıyorum. Hayranlık duyduğum bir gezginin (Coşkun Aral) kurumlara özel ilham verici konuşmalarını organize ediyor, hala sayesinde yeni şeyler öğreniyor, merak duygumu diri tutmaya çalışıyorum. Bu arada hobilerimin de peşinden gidiyor şarkı sözleri yazıyorum.  Farklı kitaplardan örnekler verdiğim atölye çalışmalarıyla sesli kitap okuma deneyimlerimi ebeveynlerle paylaşıyorum. İstanbul'u Kuzguncuk ve Kadıköysüz düşünemeyenlerdenim. Arkadaşlarıma ve bu iki köyün sokaklarına olabildiğince vakit ayırıyorum :) 
Ps:
Bu cumartesi 14 Mayıs saat 14:00  Antalya Oyuncak Müzesi'nde son kitabım Sinirli Karga Okuma ve İmza günüm var. Görüşmek dileğiyle...