Reportare

"BALIKÇI KRAL"

"BALIKÇI KRAL"

Sinir bozucu! Kesinlikle sinir bozucu bir adam Şenol Erdoğan! Underground dünyanın tüm birikimini Türkçe'ye kazandırmayı iş edinen 6:45 yayınevi'nin yayın yönetmeni ve underground poetix ’in…

VE TANRI CEMİL'İ YARATTI !

VE TANRI CEMİL'İ YARATTI !

Tamam şimdi video kayıtlarını izlerken çok eğleniyoruz ama 11 Nisan Pazartesi akşamüzeri röportaj yapmak üzere  Cemil İpekçi’nin atölyesine doğru yürürken neyle karşılaşacağımız hakkında en küçük…

Kaybedenler Kulübü

Kaybedenler Kulübü

Farkındayız, biraz “Kadıköylü kayırmasına” dönüştü iş. Önce Şenol, sonra Müfit, şimdi de Kaan Çaydamlı ve Mehmet Öztekin. Ne yapalım ki Kadıköy böylesine bereketli bir arazi.

Frontpage Slideshow | Copyright © 2006-2011 JoomlaWorks, a business unit of Nuevvo Webware Ltd.

Çok Yakında!

May14

EbruliMuharrem: Asi Ve Aşık

Londra seyahatimde dostum Engin Yıldız "burada çok ilgini çekecek, müzisyen bir çift var" deyince ne yalan söyleyeyim, gezip tozmak varken röportaj yapma konusunda çok da istekli davranmadım. Ama Engin durup dururken söz etmez birilerinden... Merak da etmedim değil. Gözlerimdeki anlık merak pırıltısını farkeden Engin "bak sana ne dinleteceğim" diyerek "Kurtar Yarab" ı açtı... Bu şarkıyı dinleyip, Londra'dayken EbruliMuharrem ile görüşmeden dönmek? Eh artık olacak şey değildi...

 

Londra'nın mütevazı bir semtinde aynı zamanda ev olarak kullandıkları stüdyolarının kapısını tıklattığımızda Muharrem açtı kapıyı. Ertesi gün için sözleştik. "İşte sabahtan gelin" dedi... "Saat 15:00 gibi falan..."

 

Sözleştiğimiz üzere "sabah saatlerinde", saat 15:00'te buluştuk Ebru ve Muharrem'le. Küçük bir oturma alanı, stüdyo ve Ebru'nun çalışma odasından ibaret hayli mütevazı bir mekânda aşkla yoğrulmuş bir hayatın içine sızmaya çalıştık.

 

Muharrem ne kadar konuşkansa, Ebru o kadar suskun. Ebru ne kadar dışa dönükse, Muharrem o kadar içe dönük. Birbirlerini müziğin büyülü dünyasında eriyerek tamamlıyorlar. Sınırları belirgin bir dünya, menzili belirli bir yolculuk değil paylaştıkları.  Biraz karanlık ama neşeyi, umudu ve bilinmezlikleri barındıran girift bir yaşam formu. İçinde hayatı kabulleniş de var, dik başlı bir direniş de, yaşanılan anın şarabi tadı da, geleceğe dair kaygılar da, umutlu bir bekleyiş de var...

 

Arabesk Funk ya da Funky Arabesk diyorlar yaptıkları müziğe. Doğuyla Batıyı kesiştiren, iç içe geçirip yoğuran ve ortaya ne Doğu'lu ne Batı'lı ama hem Doğu'lu, hem Batı'lı ezgileri "fışkırtan" bereketli bir alan bu Funky Arabesk dedikleri... Muharrem Klasik Türk Musikisinden Klasik Batı müziğine uzanan çok geniş bir alanda at koşturuyor. Ebru ise sıradışı bir gırtlağa sahip. EbruliMuharrem, Ebru'nun eşsiz gırtlağını da enstrüman olarak kullanan farklı bir müziğin peşinde.

 

"Yaşayacak kadar" para kazanıp, sadece ve sadece müzik yapmak üzerine kurgulanmış bir hayatları var. Fazlasını ne umuyorlar ne de istiyorlar şimdilik. Gelecek?... Kim bilebilir ki?

 

Biri Anadolu toprağında, diğeri Avrupa'da doğmuş, Londra'yı yurt bellemiş, uzaktan izledikleri Türkiye için dertlenen iki asi ve aşık insanın hayatlarına dalmaya hazır mısınız? Öyleyse buyurun: EbruliMuharrem!

 

Röportaj: Sinan Dirlik

Fotoğraflar: Sinan Dirlik- Engin Yıldız

Özel Teşekkür: Engin Yıldız

 

Devamını oku...
 

Sıkça Sorulmasını İSTEMEDİĞİMİZ Sorular

Sanattan ekonomiye, spordan siyasete, tanıdığınız-tanımadığınız pek çok "insan" ile "hayata dair" sohbetler... Sadece "röportaj" değil... Fazlası... Hayli fazlası... Sadece sohbete değil, konuğumuzun dünyasına da dalmak isterseniz, "kırmızı linkleri" takip edin...

Niye mi kalkıştık bu işe?.... Bunu sormak için çoook geç kaldınız... Yaptık bile!

Aaa! Ama siyah-beyaz? Evet, çünkü yaşadığımız dünyayı "fazlaca alacalı bulacalı" buluyoruz. Biraz sükunet!

Ya çook uzuun!? Evet uzun! "Röportaj" bu çünkü... Sohbet tadında, germeden, sözünü sakınmadan... Okuyanı keyiflendiren, bilgilendiren, merak ettiren sorular...  Ha, alıştınız tabii 140 karakterlik "hallere"! Burası "okuma" ortamı! Vaktiniz yoksa, sizi başka bir ortama alalım... Çıkış hemen sağ üst köşede...

Kimlerle? Vallahi açıkçası... Biz kimi merak edersek, kimi ciddiye alırsak onunla... Baştan söyleyelim, hani öyle "meşhuuuur", hani öyle "popüleeeer", hani öyle "sansasyoneeeel" medya maymunlarına "selam bile" vermeyeceğiz... Yok canım, ünlüler olacak elbette. İşiyle, sanatıyla, değerleriyle öne çıkan ünlüler olacak, illa ki olacaksa... Hani baştan söyleyelim dedik...

Sizin isteklerinizi göz ardı edecek miyiz peki? Bazen...:) Ama siz yine de isterseniz bize yazın. Kimlerle konuşmamızı, neler sormamızı isterseniz yazın mesela... Görüşleriniz, önerileriniz olabilir... Mesela çok beğenirsiniz de övgüler düzersiniz falan ya, biz de "sizden gelenler" bölümüne koyuveririz hava atmak için. Ya da küfür ederseniz... Hmmm... Açık isminiz ve iletişim bilgilerinizi koyarsanız, neden yayınlamayalım dimi ama?

Sinan & Ulvi