Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Çözüm sürecinin henüz telaffuz edilmediği 2010’ların sonunda medya kulislerinde bir “balıkçı” fısıltısı dolaşmaya başlamıştı. İnanılır gibi değildi ama devlet, PKK ile diyaloğa geçmişti. Bunu da “Balıkçı” lakaplı gizemli bir adam aracılığıyla yürütüyordu. Kısa bir süre sonra “Balıkçı” gerçek kimliğiyle ortaya çıktı. Eski bir TKP üyesi, bir Kürt: İlhami Işık.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Nuri Sılay Kıbrıslı bir genç adam. Ben onu 20 yaşındayken tanıdım, şimdi 32 yaşında. Tanıdığımda CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi) Gençlik Kolları Başkanıydı. 2007 yılında Kıbrıs Vicdani Ret Platformunun kurucuları arasında yer aldı ve o tarihten bu yana Kıbrıs’ta vicdani ret mücadelesi yürüttü. Kıbrıs’ın kuzeyinde vicdani ret mücadelesi 1993 yılına dayanıyor. Salih Askeroğlu, 1993 yılında vicdani reddini açıkladı. Ardından bugüne dek 16 kişi vicdani red mücadelesinde kendilerini en öne attılar. Nuri geçtiğimiz günlerde kamuoyuna yaptığı bir açıklama ile Kuzey Kıbrıs’ın 17. Vicdani retçisi oldu. 

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Çok ilginç bir adam Sinan Canan… 1972 Ankara doğumlu. Hacettepe Biyoloji mezunu… Yüksek lisansını Histoloji- Embriyoloji alanında, doktorasını ise Fizyoloji alanında tamamlamış. Kaos teorisi, Fraktal Geometri, Öğrenme, Zihin ve Beyin konularına yoğunlaşmış ve bu alanlarda konferanslar veriyor. Çok keyifli bir web sitesi var: n'beyin. Mutlaka göz atılmalı. Her ne kadar “ihale üzerime kaldı” dese de bütün enerjisini bilim ve inanç, özellikle de evrimsel biyoloji ile İslam inancı arasındaki bağı kurmaya, göstermeye harcıyor. İnançlı bir bilim insanı yani… 

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Milliyet’in apar topar kapı önüne koyduğu gazetecilerden biriyle, Semra Pelek’le buluşmak üzere oturduğu mütevazı apartmanın merdivenlerini çıkarken sadece çalışamayan bir gazeteciyle değil, aynı zamanda bir arkadaşla konuşacak olmanın tedirginliği var üzerimde. Aslında bir “tekrar röportaj” olacak bu. İlkinde ayırmış olduğumuz 1 saatlik zaman yetişmemiş, konuşmanın “en heyecanlı” yerinde kesmek zorunda kalınca, “gel bu röportajı ilerleyen tarihte tekrar edelim” demiştim. İyi ki de demişim. Semra Pelek bu arada kalktı, bir yangın yerine dönen Diyarbakır’a, Sur’a gitti, anlatacak hikâyelerle döndü. Birazını paylaşacağım, çünkü Semra şimdilerde bir kitap hazırlıyor Diyarbakır izlenimleriyle ilgili…

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
“Dijital fotoğraf özgürlüktür” çağındayız ve herkes, aslında kendi kendini fotoğrafçı ilan etti. Paylaştıkça çoğalan karelerimizle hayatımıza ayna tutuyoruz ve bazen, aynadaki yansıma asıl biz değiliz. -mış gibi yaptığımız manipülasyonlu karelerden, geçmişte kalan fotoğraf banyosu kokusuyla ayrışan karelere kadar, fotoğrafla özel ilişkilerine dair kimseye anlatmadıkları detayları, üç farklı fotoğraf gurusuyla konuştuk. Dijital fotoğrafçılık serimizin son konuğu sosyal mecranın gizemli şehir gezgini, Twitter ve Instagram’ın gözde adreslerinden, Tokyophone

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Tatili, değişik kentleri, ülkeleri gezip görmeyi kim sevmez? Herkesin gönlünde şöyle parmağını gelişigüzel biçimde haritaya koyup, denk gelen kente ve ülkeye özgürce gidebilme hayali vardır kuşkusuz. Ama ya engelliyseniz? Ya aile fertlerinizden biri bedensel bir engele sahipse? Türkiye’de bedensel engelli ya da bedensel engelli yakınıysanız gönlünüzce tatil yapabilmek neredeyse imkânsız sayılacak bir lüks haline geliyor. TÜİK’in yayınladığı 2011 verilerine göre ülkemizde 4 milyon 882 bin 841 kişinin en az bir bedensel engeli bulunuyor. Engelli nüfus, gerekli alt yapı sağlanmadığı için en temel haklarının büyük bir çoğunluğunu kullanamıyor.

Kullanıcı Oyu: 4 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değil
“Dijital fotoğraf özgürlüktür” çağındayız ve herkes kendi kendini fotoğrafçı ilan etti. Paylaştıkça çoğalan karelerimizle hayatımıza ayna tutuyoruz ve bazen, aynadaki yansıma asıl biz değiliz. -mış gibi yaptığımız manipülasyonlu karelerden, geçmişte kalan fotoğraf banyosu kokusuyla ayrışan karelere kadar, fotoğrafla özel ilişkilerine dair kimseye anlatmadıkları detayları, üç farklı fotoğraf gurusuyla konuştuk. 

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Gazeteciliğe henüz öğrencilik yıllarında, 1975’te başlayan Celal Başlangıç, Ege Ekspres, Demokrat İzmir Gazetelerinin ardından 70’lerin sonlarına damgasını vuran efsanevi Politika Gazetesi’nde çalıştı. Bizim kuşak için “Cumhuriyet’in Cumhuriyet olduğu yıllarda”, 1981’de muhabirlikten yazı işlerine, çeşitli sorumluluklarda 1994’e kadar görev yaptı. 

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Hayat anlık fotoğraf karelerinden ibaret. Fotoğraf çekmek, eskiden sadece fotoğraf sanatçılarının işiydi, onların karelerini hayran hayran seyreden biz amatörlere de takdir etmek düşerdi, aile karelerini babalar, olmadı arka fonları efsane olan stüdyolarda mahalle fotoğrafçısı çekerdi. Oysa şimdi, iyisiyle kötüsüyle, hayatı sabitleyip “ben buradayım” demek için, sosyal mecranın da etkisiyle sürekli bir fotoğraf yağmurunun altında oturuyoruz. 

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
1988'den 2009'a tam 21 yıl boyunca Kıbrıs Komünistlerinin partisi AKEL’in efsanevi lideri, eski Kıbrıs Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas Kıbrıs’ta yeniden canlanan çözüm müzakereleri, Kıbrıslı Türkler, Türkiye ve Ortadoğu’daki gelişmelere ilişkin sorularımızı yanıtladı. Bu röportajın gerçekleşmesinde ve Türkçeden Rumcaya, Rumcadan Türkçeye çevrilmesinde büyük desteği için sevgili Nikos Moudouros’a teşekkürlerimizle…