Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Bir fotoğraf küçük bir kare içinden anlattıklarıyla çok, gösterdikleriyle anlamlıdır. İyi kötü anların, mutlu mutsuz günlerin, özlenen beklenen insanların, gülümsemelerin somurtmaların bazen bir anda bazen düşünülen bir poz içinde yaşamdan dondurulduğu bir uzamı kapsar.  Fotoğraf avutur. Eskinin, geçmişin, o an’ın hatıraya emanet edilen yüzleri, sesten azade olsa da konuşandır. Duyarız o sesleri. Fotoğrafın çekildiği günün, saatin anlattıkları kişisel tarihlerimize atılan küçük çentiklerdir. Hepimizin evinde, yanında, bir kitabın arasında, dolap kapaklarının ardında küçük kutularda, eskiliği yaşanmışlıklardan müsemma albümlerde sakladığı  fotoğrafların yaşamlarımızın hikayesi olmadığını kim söyleyebilir.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Geçmiş günlerin kış mevsimini kucaklayan saatlerinin birinde, akşama doğru, içimin sıkıntısını kitap sayfasına ortalayıp duvara gönderirken aramıştı arkadaşım. Hayatın en afili evhamlarından biriyle başetmek için uğraş veriyordu, zamanında duble olsa da her yıl yeniden kazılıp üzeri yamanan o yolların birinden anlı şanlı geçtiğim için ısrarla okumasını istediğim bir kitap vardı. Yolda düşmesini engellemeyecek lakin en azından düşmenin şiddetini azaltabilecekti. O akşam, yalnızlık ve tedirginlikle başedemeyince kitabı almaya gitmiş. Beni aradı. “Unutmak diye bir şey yok, biliyorsun değil mi?” diye sorunca yine hayatın kırılgan evhamlarından biriyle cevap vermişti: “Kendimi hatırlarım belki.”

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Her öykü hayatın bir yarasıdır; insanın hayattan sebep kabukla üstü örtülen, kenarı beyazlamış ince sızılarının telafisi öte yandan. Borges Kum Kitabı’nda “varolmak fotoğraflanmaktır” der. Varoluşumuzun o sonsuz dehlizleri, kare kare bölüp ve hatta yoğunlukla parçaladığımız fotoğraflara ait anların gölgesini saklar.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Hepimizin çocukluğu kapalı kapıların ardında. Kapı koluna asılı bıraktıklarımızı aramak için eğilip kapının minik deliğinden bakar olmuşuz. Bir noktadan gördüğümüz ışık ne yüzümüzü aydınlatmış ne de özlediklerimizi taze çiçeklerin ucuna tomurcuklandırmış. Bir öğle uykusu. En çok hatırlamak istediğimiz belki. Virgül gibi. Zihnimize kıvrımlı. Belleğin ucu. Geniş bir öğleden sonraya yayılan, ince bir serinliğin saatlerin üzerine örtüldüğü, perdenin ucundan sızan ışığın sokaktaki seslere karıştığı derin bir uyku. Uykuların ayağının taşlara takılıp rüyaya düşmekten korkmadığı zamanlar. Geniş. Sade. Çünkü henüz noktaladığımız bir cümlesi yokken hayatın, hayaller virgüllerin peşi sıra soluk soluğa. Hatırladınız mı o günleri. Yıkılmayan şehirleri, bu kadar öldürülmediğimiz günleri, sarılmanın sıcaklığının insan ilişkilerindeki beyazlığını.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
İki gezgin, iki yol arkadaşı... İsmet Cengiç ve Cem Işık. Dünyanın bir başka ucunu dur durak bilmeden tam 40 gün 40 gece gezdi. Biz onları seyahatleri boyunca sosyal medyada paylaştıkları enfes fotoğraflarla takip ettik. Döndüklerinde hemen yakalayıp bu rüya gibi geçen yolculuklarını bizzat dinlemek istedik. İsmet Cengiç yoğun çalışan bir doktor, Cem Işık ise radyoloji teknikeri.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Bazen bazı yaşlarınızdan birkaç mevsim eksilir, sonra ne o yaşlarınızda olursunuz ne de o mevsimler geri gelir. İnsan ömrünün kendi telaşından şikayetçi zamanı, çocukluğunu nerede bıraktıysa ezberini gözyaşıyla geldiği dünyaya bir gülüşle tavır almakla bozar. Adına “hayat” denilen bu tavır, uğultuların arasında bir ses bırakır.  Çocuklar sokakta oynarken evlerin açık pencerelerinden içeri giren sesleri bu yüzden hüzünlendirir. Geçmişin kokusu geleceğin korkusuna eklenir.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Proje yöneticisi, sunucu ve radyo programcısı Süheyla Yılmaz ile sohbet etmek üzere BloombergHT’deyiz. BloombergHTde görev yaptığım kısa sürede kendisinden çok şey öğrendiğim Süheyla Yılmaz, beni her zamanki gibi gülümseyerek “Hoş geldin cancan.” diye karşıladı. Medyada proje yönetimi ve dijital dünya üzerine gerçekleştirdiğimiz sohbette Süheyla Yılmaz bu alandaki deneyimlerini ve sektörün geleceğine ilişkin beklentilerini paylaştı.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Arifiye Köy Enstitüsü'nün ilk mezunlarından 90'lık çınar Muhsin Civelek baktı ki aslında Köy Enstitüleri hakkında kimsenin bir şey bildiği yok, oturdu kendi anılarını kaleme aldı: "Arifiye Köy Enstitülü Bir Sağlık Memurunun Anıları"...  Çoğumuz 17 Nisan 1940'da kurulan Köy Enstitülerinin sadece öğretmen yetiştirdiğini sanıyoruz oysa öyle değil.

Kullanıcı Oyu: 5 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin
Dev hizmet! Bu kez ayağınıza Deniz Arcak'ı getirdim. 90'larda hayatımıza girmiş müthiş bir vokal. Gözümüzün önünde olmayınca, kendini gözümüze sokmadığı için ne yaptığından bihaberiz. İşte bu röportaj Deniz Arcak'ı yeniden tanımak için bir fırsat. Dünyanın böyle insanlara ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bu kadar çok “Bilmiyorum ki!” diyen ama bu kadar bilen bir insanı zor bulursunuz.

Kullanıcı Oyu: 4 / 5

Yıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkinYıldız etkin değil
İlkay Akkaya, bu yalnız ve güzel ülkenin hikâyesini anlattı durdu yıllarca. O'nun şarkılarla bezeli tarihi, aynı zamanda Türkiye yakın tarihinin mücadele tarihi... Grup Yorum'la başlayıp Kızılırmak ile devam eden müzik yolculuğunu artık tek başına sürdürüyor. Sahneye çıktığında sesiyle, şarkılarıyla devleştiğinin farkında değilmişcesine alçak gönüllü, küçük harflerle konuşan, kocaman yüreğine ülke, insan, doğa ve hayvan sevgisi sığdıran bir kadın.